10 Ocak 2015, Cumartesi
saat: 00:25


Kimseyi böyle perîşân etme Allâh'ım yeter
Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir haber
Ağlamaktan gözlerim etrâfı artık görmüyor
Hâzret-î Yâkûb'a döndürdü beni hûkm-i kader


Rahmi Duman şair aynı zamanda da hekimdir. Ülkenin karışık olduğu bir dönemde oğlu fidye karşılığında kaçırılır, fidye verilir çocuğu kurtulur fakat o sıkıntılı zamanlarda bu şiiri kaleme alır ve çok değerli üstat Alâeddin Yavaşça hocamıza verir bestelenir...



İçim çok sıkıldığı dönemlerde böyle aklıma gelir bu eser. Çok şükür derim beterin beteri var.

Ben bu şarkıyı canlı bir şekilde Alâeddin Yavaşça'dan dinledim. Konser vermişti burada ufakta olsa "S" ile gitmiştik...

Hikayenin devamı da var hoca anlatıyor işte, bir gün hastanede oturuyorum diyor kendisi prof. dr. bu arada, kapı çaldı bir genç delikanlı geldi ve elimi öpmek istedi diyor kimsin evladım diye sormuş deli kanlı, "Kimseyi Böyle Perişan Etme"nin kahramanıyım hocam demiş...

Nereden nereye kader...

Tüylerim diken diken olmuştu. İlgisini çeken internetten bulabilir şarkının hikayesini :) Ben hatırladığım kadarıyla yazdım yıllar oldu nereden baksan 9 senesi var ama nasıl etkilendiysem...

Benim kafa allak bullak hacı bu arada. Bilmiyorum ya aşk meşk olayları canımı sıkıyor biraz. Deneyelim dedik olmadı benden geçmiş ya. Yürek yok öyle uğraşacak filan, her yüzümüze gülenin de peşinden gidecek halimizde yok aman busu iyi şusu iyi filan diye yada herkese mavi boncuk dağıtıp birisi düşer nasılsa demeyecek kadar da aklımız başımızda şükür ama artık şöyle birisi olsun istiyorum ya... Derdimi dinleyebilecek birisi olsun istiyorum...

Çok şey istiyorum. Aslında başka şeylerde varda neyse sonra...

istanbul
hosting