13 Ocak 2015, Salı
saat: 22:08


Bizim bi evimiz var, kendimizin çok şükür. 3 oda 1 salon, 130 m2 ferah ferah. anne-baba var, kiraydı, faturaydı, yemekti, çamaşırdı derdi de yok. günler güzel geçiyor yani. lakin bizim evde bir dikiş makinası var, ne işe yaradığını hala çözemedim. bu yaşıma geldim daha o makinanın çalıştığını görmedim, sesini duymadım, hayrını görmedim. 20 yıldır ilk günkü gibi yerinde sabit duruyor. ve ben kafam güzelken veyahut gece kimse rahatsız olmasın diye ışıkları açmayıp banyoya giderken bu amına koduğumunun makinasına çarpıp küfür edip bütün evi ayağa kaldırmaktan sıkıldım. ne işin var lan bizim evimizde, makina? annem ki, 365 günün ayakta olduğu her saatini evin yerini değiştirmekle uğraşan bir kadıncağız, o makinayı niye oradan kaldırmıyor? ulan yeri geliyor eşyaymışım gibi beni odamdan alıyor salona koyuyor. tam oraya alışırken alıyor bu sefer öteki odada yatağın altına saklıyor. anne napıyosun diyorum, ben böyle sevmedim orada daha güzel diyor. kendi öz evladını bile hoşuna gitmediği için bir eşyaymış gibi yerine değiştiren bu kadın, yıllardır o dikiş makinasını ısrar ve inatla çalışmadığı halde yerinden kıpırdatmıyor. bize bunu açıkla anne, neden? acaba diyorum hani sihirli annem dizisinde cadı mıdır ne sikimdir, o kadının babasını annesi bir büyüyle köpek yapmıştı da adam dışardan bakınca evin köpeği gibi gözükürken esasında evin babasıydı, reisiydi. ulan diyorum acaba bizde de böyle bir durum mu var. esasen babam, kara bir büyüyle dikiş makinasına çevrildi de annem o yüzden mi atmaya kıyamıyor. yada dikiş makinasının olduğu yerde gizli bir geçit mi var, rosemary'nin evladı filminde ki gibi hafize teyzeyle, belgin ablayla buluşup ayin mi yapıyorlar. transformesmış, terminatörmüş bok yesin bizim dikiş makinasının yanında. dur lan ben şunu bir kurcalayayım da işin aslını öğreneyim.

www.youtube.com/watch?v=XvyMG0z0FZY&feature=share

istanbul
hosting