15 Ocak 2015, Perşembe
saat: 00:14


Olur da daha da güzel şeyler olursa diye tazeyken kronoloji çıkarmak istiyorum.

Epeyce hoş bir adam var ama fazla düzgün bulduğum ve suratsız olduğu için sinir oluyorum.

Bir gün Özge bana benim düğünümün nasıl olacağını anlatıyor. Bana beni birine çok yakıştırdığını ve öyle bir adamla evleneceğimi söylüyor. Aklıma bu adam geliyor, "herhalde onu diyordur" diyorum. Sigara alanından içeri girerken Onlar dışarı çıkıyor, Özge de "işte bu adam" diyor. Ben de görmemiş gibi yapıyorum. Sonra Özge uzunca bir süre bu konuyu irdeliyor, aklınca tanıştırmaya çalışıyor ama ben inatla sallamıyorum.

Bir süre sonra adamı beğenmeye başlıyorum.

19 Kasım 2014
Pınar'la sigara içme alanındayız. Justin bana Afiyet Olsun dedi. Gece iş çıkışı karşıdan adam geliyor, ne yapacağımı bilemediğim için dosya yolun ortasında açıp okumaya başlıyorum. Justin bana İyi Akşamlar dedi.

Sonra uzunca bir süre selam vermiyorum. Ama çok heyecanlıyım. Nedense yaptığımın yanlış olduğunu fark edemiyorum. Bir süre sonra adam bana öfkeli öfkeli bakmaya başlıyor.

15 Aralık 2014
Çıkışını bekliyorum, ilk defa Selam vermeye kararlıyım. Evet başarıyorum ve o çok seviniyor.

Arada denemeler denemeler...

26 Aralık 2014
Turunç'la iş görüşmesi dönüşü karşılaşıyoruz. Tekfen koridorundayım, Jefferson Airplane'den Somebody to Love çalıyor. "Evet istiyorum" diye düşünürken karşıma çıkıyor. İlk konuşmamız.

31 Aralık 2014
Beni siklemiyor. Kanyon'da depresif depresif geziniyorum. Yeni yılımı berbat ettiğini düşünüyorum.

8 Ocak 2015
Asansörde kalıyorum. Asansör aşağı iniyor. Selçuk Bey de orda. Ona laf anlatırken Memo geliyor. Selçuk Bey'in huzurunda konuşmaya başlıyoruz. "Uzun zamandır beni göremediğini" söylüyor. İsmen tanışıyoruz.

12 Ocak 2015
Adamın doğumgünü. Akşam 7 suları. Onu göremeyeceğimi, muhtemelen arkadaşlarıyla eğleniyor olduğunu düşünüyorum. "Zaten doğum gününde spora giden bir insan biraz naif ve yalnızdır. Öyleyse özel biridir. Şayet öyleyse karşıma çıksın" diyorum. Karşıma çıkıyor. Sanırım beni görmüyor ya da gördüyse de konuşmamak için telefona sarılıyor. Mal diye sinirleniyorum. Bu Tarz Benim tazminat davası meselesine oldukça sinirliyim. İkisini harmanlıyorum - işin özünde Memo'ya üzülüyorum. Sadece Memo için değil, onun da farkındayım, aşk hayatım bir ömür boyu bombok olduğu için agresifim. Mecidiyeköy'den Profilo'ya inene kadar sessizce fakat içimden çığlıklar atarak ağlıyorum. Çok rahatlıyorum.

14 Ocak 2015
Akşam bana Ceza duruşmaları kitleniyor. Sinirden ağlamaya başlıyorum, ofisten çıkıyorum. O sırada karşıma Memo çıkıyor. Beni dinlemek istediğini söylüyor. İlk kez havadan sudan konuşmuyoruz. Sonra Meriç geliyor. Öyle olunca Memo gidiyor. Sigara içiyoruz Meriç'le. Çıkarken yine Memo ile karşılaşıyoruz. Memo "ne kadar sık karşılaşıyoruz" diyor. Cevaben "iyi oluyor" diyorum. O da "aynı fikirdeyim" diyor. Dağılıyoruz.

Sonra Meriç düştü ve gülmeye başladı. İnşallah heyecandan düştüğümü zannetmemiştir.

Ne olur bilmiyorum. Sadece bir şey olursa unutulmasın istiyorum.

istanbul
hosting