15 Şubat 2015, Pazar
saat: 16:39


Onlarca kez yazdım sildim. Yazdım bitirdim. Yazdıklarımın hiçbiri gerçek olanı daha gerçek anlatmaya yetmedi. Ne annesinin yaşadıkları ne babasının yaşadıkları ne benim hissettiklerim ne senin hissettiklerin, Özgecan’I duyunca… Hiçbiri var olandan daha gerçek değil düşününce.
Bir sabah uyanıyorsun, kızın yanağına bir öpücük kondurup sokağa çıkıyor ve akşam gelmiyor. Olay bu. Sen akşam onunla yemek yeme hayali kurarken, senin kızını o sırada, sana gelmek için bindiği minibuste önce soyuyorlar, sonra o kıza tecavüz ediyorlar. Senin masanın kenarına ayağını çarptığında içinin acıdığı o bedeni kim olduğu belli olan/olmayan 3 tane insaniyetsiz varlık kendi zevkleri için kullanıyorlar. Ve bunun tek nedeni Özgecan’ın kadın olması. Ve senin bunu yaşamanın tek nedeni bir tane kızın olması. Senin torun beklediğin bedene onlar kızının rızası olmadan saldırıyorlar, tüm kötülüklerini akıtıyorlar. Ama yetmiyor doymuyorlar. Sonra kızını bıcaklıyorlar ve belki daha tam ölmeden yakıyorlar. Düşünebiliyor musun?
Olay tam olarak bu, başka bir şey değil. Ne süsleyip anlatmanın anlamı var ne de yumuşatarak söylemenin. Olay tam anlamı ile bu.
O kızın o anda tam olarak ne hissettiğini düşündün mü hiç? Düşündün mü hiç bir gün çocuğun olduğunda, saçlarını tararken bile dünyaların senin olduğu bir çocuğun olduğunda, bu çocuğun saçlarını yakacaklarını düşündün mü hiç?

istanbul
hosting