01 Mart 2015, Pazar
saat: 08:57


Bir haftadir Ilhan Mimaroglu'nun tape muziginden baska bir sey dinlemiyorum. Peki bu nasil oldu? Hafta basinda Borusan Quartet'in 10. yil konseri vardi. Aklimiz en buyuk hazinemiz falan... Gittim ben de. Sahnenin arkasina bir sinema perdesi koymuslar. Once grup uyelerinin esprili hallerle nasil opera binasina geldiklerini gosterdiler. Biri sabah raki iciyor, biri viyolasini unutuyor falan. Taksiyle gelip arka kapidan giriyorlar sonra. Nasil geldikleri bu. "Siz de taksiyle geldiniz iste, cunku burada park yeri yok di mi" mesajini aldim ben. Program on kadar eserin secilmis tek bolumlerinden olusuyor. Mozart var iste, Beethoven var ama Stravinsky de var. Dengeli hazirlanmis cok. "Borusan Quartet'in kadim dostu" dediler bir ara, Burhan Ocal, o da var. Ilk uc eseri caldilar. Uc kere ayaga kalkip selam verdiler 15 dakika icinde. En sonuncusunda da sahneyi terk ettiler. Perde aydinlandi yine. Gurel Aykal cikti. "Cok aradik bu cocuklari" dedi. "Hepsi mukemmel armoni bilgisine sahip, caldiklari her notanin neden oraya koyuldugunu bildikleri icin hakkini vererek caliyorlar" dedi. Benim anlayabildigim yere kadar gercekten de mukemmeller bu arada. Tekrar geldiler oturdular. Biraz daha caldilar. Bir ara "kendimizle uydu baglantisi kuracagiz" esprisinin ardindan videoya alinmis halleriyle beraber octet olarak caldilar (Mozart). Oncesinde ama konustular kendileriyle. Viyolaci kendisine, nasilsin, falan diye sordu. O da, iyiyim, dedi karsidan. Ama ayni adam. Cunku biri kaydedilmis. Caldilar. Idil Biret cikti. "Cadde bostaninda konser verdik beraber" dedi. Cok mutluymus. Daha da caldilar ve bitti. Sonlara dogru Turk halk muzigi esinli bir eser caldilar. Herkes ayakta alkisladi. Bis sirasi geldi. Nihavend longa. Hem hareketli, hem tanidik, hem dogudan, hem bir yerinde ikinci ses koyulmus falan. O da bitti. Yanimdaki amca-teyze sanki hareket esnasinda kaslarinin birbirine surtunmesinden cikiyormus gibi gelen ikinma sesleriyle kalktilar. Gencler telefonlarini actilar. Vestiyer kuyrugu vardi. Kapida konserleri organize eden mudur yardimcisini gordum. Aslinda giriste de gormustum ama cikista konusuruz demistik. "Nasil, begendin mi konseri?" diye sordum. Ahahahaha! Cok bozmadi beni. Sagolsun. Ve butun bunlar olurken, aklimda Ilhan Mimaroglu varmis. Manyetik bantlari kesip birlestiriyormus. Rahat dilli bir muzik tarihi varmis. Oleli cok olmamis. Ordan biliyorum. Ama o sesleri de duymustum bir ara merak edip. Bu ani bekliyorlarmis kafamda murekkep lekesi gibi yayilmak icin. Taksiye bindim, eve gittim. Ilhan Mimaroglu actim.

youtu.be/EEiFOnj6sVQ

istanbul
hosting