|
10 Mart 2015, Salı
saat: 15:08
düşündüğüm gibi değilmiş. gerçekten hislerinde samimiymiş. onu bu halde bulduğum için mutlu oldum. çok dostane bir ayrılık oldu. umarım sadece arkadaş kalabiliriz, yoksa işler karışıyor. peki ben niye bu kadar öfkeliydim ilk etapta, işte onu bi sorgulamam lazım. tamam, bu hep olan bir şey.. bir klasik.. terk edildiğinde erkeğin öfkelenmesi. artık bu kemikleşmiş şeyi bildiğimden, birkaç zamandır daha sakin sakin ayrılıklar yaşıyoruz. hatta bir iki defa tepkisiz bile olmuştu. karşımdaki insan hiddetleniyor bu sefer de. göreceli tabii. (hah einstein'ın sevgilileri - özer aydoğan! biraz kurcalayayım, buradan bir şey çıkacak) o sonradan durulan ani öfkenin temelinde, kendini iyi ifade edememe, dahası kafa karıştırıcı bir şekilde ifade etmek yatıyor sanki. oysa ki sadece eğlendirici olmaya çalışıyorum, yay-terazi halleri.. buna bir de sayıca çok fazla terk edilme durumu ekle, hem kendi kafanı, hem karşı tarafın kafasını karıştırıyorsun. her seferinde bıktım terk edilmekten demiyor muyum? evet.. her seferinde birbirinden çok farklı cinsel eğilimleri olan kız arkadaşlarım olmuyor mu? evet. demek ki, sen bunu istiyorsun. pekala, bazen bıkmış olsan da doğru yoldasın, evladım. bu şekilde ilerlemeye devam et. zaman içerisinde evrilmiş olan cinsel kimliğimin şu an ne olduğunu merak ediyordum ki, demiseksüel ile gri aseksüel arasında bir yerlerde buldum kendimi. hangisiydim, buna emin olamadım henüz. ama bu, bu hafta başına kadar geçerliydi. şu an aseksüelliğe daha yatkınım. yine de sorguluyorum ara ara. işlerim varmış, şu işleri yetiştireyim ben. | ||
|
|
||