12 Mart 2015, Perşembe
saat: 09:58


dün tvde dünyanın en uzun yaşayan insanı diye bi haber vardı. haber degilde böyle rekorlar gibisinden bişey.
zaro ağa diye bi adam 157 yıl yaşamış ya. 157 ne demek abicim,adam dinazorları,tekerlegin icadını,rönesansı,fransız ihtilalini,dünya savaşlarını herşeyi görmüş.

ben cok korkarım o kadar yaşamaktan,sevdigim herkesin ölümünü görmek istemem. gerçi yaşayamam heralde ben o kadar. 50den sonra görebilecegimi pek düşünmüyorum. ama yapmak istedigim çok şey var onları yapmadanda ölmek istemiyorum acıkcası.


fazlaca mı hayalperestim ben acaba?
ondan mı bu kadar çabuk umutlanmam bu kadar çabuk hayalkırıklığına uğramam. hala şaşırabiliyorum insanlara, ne garip.
bazen günlerin çabucak geçmesini istiyorum bazen de zamanımı israf ettiğim düşüncesine kapılıyorum. ne önemli şu hayatta peki? bundan 10 sene sonra geriye dönüp baktığımda ne olacak ellerimde hayatıma dair? kurmayı sürekli ertelediğim düzenler mi yoksa pişmanlıklar mı? okul bitti, staj bitti, hayatımız kurmalı saatlere dönüştü. sabah kalk işe git, akşam olsun eve gel. bundan mı ibaret hayat, değilse alternatifi ne peki?
her şeyi bırakıp dilini, huyunu, suyunu bilmediğin insanlarla yaşamak mı? nerede ve nasıl mutlu olunur?
mutsuz muyum? değilim ama mutlu muyum sorusuna da net bir cevabım yok benim. zaten mutluluklarım sadece "an"larda saklı değil mi benim. şu gün, şu saatte, şurda, şunlarlaydım ve çok mutluydum diye bir liste yapabilirim hemen. süreğen hale gelir mi bilmiyorum. benim için mutsuzluk belli bir zaman dilimine yayılabilse de süreğen hale gelebilen şey monotonluk şu hayatımda. ne mutsuz ne de mutlu. aynı ve sıkıcı bir şekilde birbiri ardına dizilmiş günler.
bu nedenle çok seviyorum ya fotoğrafları. mutlu anları biriktirmeme yardımcı.
herkes düzen kurma peşinde bense düzensizlik. korkuyorum kalıcı olmaktan dünya üzerinde...

www.youtube.com/watch?v=b1Yd5bCR92Q

istanbul
hosting