|
16 Mart 2015, Pazartesi
saat: 02:21
titriyorum günce, dişlerim birbirine vuruyor dilim dönmüyor bütün iç organlarım birbirine vuruyor sanki. bildiğim tüm yöntemleri deniyorum sakinleşmek için. nafile ve biliyorum ki bu nöbetler artık azalarak devam edecek taa ki... bugün içimden çok kez tekrar ettim 'sohbet etmeye ihtiyacım var' diye. sanırım son zamanlarda yoğun günce yazmamın nedeni de bu, tutamıyorum artık içimde, güvenebileceğim hiç bir insanoğlu da yok bu hayatta, en güvendiklerimden yemedim mi oku arkadan? şöyle koyu bir muhabbet, çaylı kahveli, lokum tadında konularla, dertleşerek ve kabul ettirme derdi olmadan sadece anlatmanın hazzında bir sohbet istiyorum. telefonlardan bilgisayarlardan seslerden uzak...muhabbet ehli biri istiyorum. ve ayrıldığında o ortamda hayatında bir iz bırakacak belkide yönünü değiştirecek. VE ben buldum yarın sohbete gidicem. değişime, sakladığım bazı şeyleri ortaya çıkarmaya gidicem. aynı sorunlarla milyonlarca insan karşı karşıya kalıyordur ama herkesin böyle bir sorunu çözme yöntemi farklı.çözüme giden yolda daha sabit ve kararlı durmalıyım. vesveselere hayır diyorum ve kulaklarımı tüm yorumlara yönlendirmelere kapattım. Rabb'imin bu tokatıyla kendime gelip o yardan aşağı düşmediğim için çok şanslıyım ve bu sorun diye gördüğüm şeyin aslında Rahmet olduğunu unutmamam gerek. hadi kızım şimdi uyu uyuyabilirsen. hadi kızım sakinleştir o çocukluğunu, kıs o çığlıklarını öğrenilmiş çaresizliğini kabul et, ısrar etme ve kendine eziyet etme. tamam ağla. | ||
|
|
||