|
26 Mart 2015, Perşembe
saat: 22:22
sanırım herkesin görmesinde sakınca olmayacaktır diye düşünüyorum. yazmak için biraz içmem gerekti çünkü nasıl toparlicam tam bilemiyorum. emre endonezyaya gidince teyzemi yalnız bırakmamak için hem de doğum günüm öncesi onu görmüş olmak için gitmek istedim o da dün için uygun gel diyince işten 8 gibi çıkıp çıktım istanbulun metrosunda 1 saat bunalarak kartala vardım. teyzemle herkesten konuştuk sanırım en az apodan konuştuk demek oluyor ki apoyla ilgili konuşucak pek bişey kalmamış. neyse cerenden, eniştemden, emreden, dayımdan ve işlerden bahsettik. sonrasında konu anneme geldi. içimizdeki acının ne olduğunu tarif etme yarışına girdik resmen. sevgi. sadece sevgiden ibaret hayatımız. ne din ne yaratıcı ne allah ne başka bir anlam. ötesi berisi yok sadece bir aydınlık var ve orda onu değerli kılabilen tek şey sadece sevgi. bu sevgiyi bazıları çok kişiyle bazıları az kişiyle paylaşabiliyor ve teyzem az kişiyle paylaşanlardan, benim gibi denebilir onun ki daha özel tabiki ama hayatımızda çok az kişiyi can hıraş sevdik. ben bunu çocukken babaanneme hissetmiştim sonrasında da 20 yıl birlikte yaşayıp birlikte omuz omuz kanserle savaştığımız ve kaybettiğimiz süre boyunca herşeyim olan annemle paylaştım. ve sevgimiz sonsuzluğa kadar devam etmeye devam ediyor. geçmiş geçmişte kalır ama sevgi elle tutulur güncem. sevgiyi görmesen de görürsün. evet üzüntüler mutluluklar hatıralar hepsi geçmişte kaldı ama ona olan sevgim hala devam ediyorken ve bir daha öyle sevme umudu yokken ( belki çocuğum olana kadar ) nasıl mutlu olunabilir. bunlar sadece bencillik değil günce bunun şimdisi ve sonrası olmaya devam ediyor. sevgi böyle bir şey geçmişte kalmıyor o boşluk seni yakıp yıkıyor, yaşayan ölü yapıyor sadece. seks uyuşturucu alkol hepsi onu doldurtmak için araya giriyor. ve sen bu kadar ona sevgini korurken o nasıl kaybolabilir ki, nasıl geçmişte kalır. o bu sevgiyi korumayı hak etmiyor mu? bu acıyı çekmeyi hak etmiyor mu? sen sadece yaşa ama öyle ama böyle yaşa , acından dolayı yaşamaktan vazgeçme ama acından da vazgeçmek zorunda değilsin. çevredeki insanlar o acıdan kısa sürede vazgeçiyorlar diye sen bunu yapmak zorunda değilsin. insanlar bişeyleri kutlayabilir içtenlikle, sen kutlamak zorunda değilsin. sen nasıl ki onlardan kutlama yapmamalarını istemiyorsan onlarda senden kutlama yapmanı istememeliler. bizler olgun insanlar olmalıyız ve herkesi öyle kabul etmeliyiz. cumartesi doğum günüm , halil sezai konseri varmış balansta. annemin sevdiği şarkıları vardı sürekli isyan şarkısını söylerdi mesela son dönemlerinde. benim için çok keyifli olucak. o sevgiyi hissederek onu yaşatıcam. teyzem nasıl ki sürekli mezarına çiçekler ekerek onu yaşattığını hissediyorsa, bende onun sevdiği şeyi ona olan sevgimle devam ettiricem. bu kadar işte. hayatın anlamı bu. bundan ötesinde hiç bişeyin değeri yok. para bile sevgi için. sevdiklerin içinse o paranın değeri var. para kazanıp babana ev almak istiyorsan, karına onu mutlu edicek bişey almak istiyosan, çocuğuna daha iyilerini sunmak istiyorsan paranın değeri oluyor. annemden konuştuğumuz matemden sonra cerene geçti konu , ceren içinde benzer durumlar söz konusu benim için. o da şu an ki acımı hakediyor ne kadar birileriyle yatıp kalksamda onu sevgimle yaşatıyorum. dün ondan bahsederken rahatladığımı hissettim. sanırım teyzeme ona olan acımı hakettiğini söyleyince rahatladım. aynı dönemde iki kaybettiğim sevgi olmasına rağmen ikiside hala benimleler. nereye kadar sürerse düşünmüyorum. kendimi sıkmıyorumda. öyle sigara üstüne sigara. hazirana kadar maksimum zararı vericem kendime. başka türlü yaşamak iyice zor oluyor çünkü. ağır bi yükün altında olduğumu ne kadar kabul etmesemde maske yerinden oynadığında bunlar dökülüyor dışarı. gittin ya kafam hep duman. | ||
|
|
||