29 Mart 2015, Pazar
saat: 23:29


Sıkıldım ya...

Tanımadığı bir çok insan bugün beni çok inceledi. Tramvayda kitap okumak tuhaf karşılanıyor bu memlekette bu şehirden sıkıldım ya ciddi manada.

Okuduğum bir kitap Ankara'da bir başkası İstanbul'da geçiyor. Neden bu şehrin sokaklarını tarif eden anlatan bir kitap yazılmamış diye kendi kendime düşündüm... Sonra sert esen rüzgarı göğüsleyerek bayır yukarı tırmanıp bir sokağa girdim, terk edilmiş gibi duran bir evin duvarına oturdum kitabıma devam ettim. Biraz temiz hava aldım ve biraz manzara seyrettim. Ve en önemlisi kendimi dinledim...

Sonra tekrar kalabalığa indim tekrardan. Bir kahve içip bir kaç kare fotoğraf çektim (çekmem gereken bir arsa vardı.) Bir şeyler atıştırıp tekrar tramvaya binip çarşıya geldim.

Ergün abimin yanına uğradım içeride o güzel öğretmen bayan oturuyordu selamlaştık, çocuklardan filan bahsederken Cem Karaca çalmaya başladı, Sende Artık Herkes Gibisin dinledik ve ben "Aynı daldaydık" demeye başladım... Öğretmen hanım kimin şiiriydi o dedi, bende Ergün abiye baktım Nazım dedim, oda onayladı :).

Akşam üzeride bir arkadaş oturmasına katıldım ve şimdi evdeyim... Yalnızlığı(mı) sevmiyorum, sevmiyorum ama yalnızlığı giderecek bir karşı cins ile iletişime geçmeye korkuyorum, güvenemiyorum artık, gerçekten korkuyorum... Bununda tek sorumlusu o!...

Fakat Nazım'ın da söylediği gibi,

"Yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından."

kim olduğunu bilmeden... hayırlısı!



istanbul
hosting