|
01 Nisan 2015, Çarşamba
saat: 15:00
Merhaba, Ne kadar zaman geçmiş... Neler yaşanmış, neler olmuş... Çocukluğumun, ergenliğimin parçaları burda birikmiş. Neden bahsettiğimi bilmediğim pek çok günce okudum inanır mısın :) O korkunç çağ ne saçma konulara muktedirmiş. Hala ağzıma dolanan şarkılar ne eskiymiş. Aşklar ne geçiciymiş. Acıları nasıl tahmini imkansız şekiller, izler bırakırmış. Seneler ne uzun ve ne hızlıymış. Evrende ne küçükmüşüz. Ne tıfıl ve beceriksizmişiz. Sevmeyi, ne olursa olsun sevmeyi öğrenişimiz; ne zor ve ne kadar içimizden bildiğimizmiş. Başarı nasıl tanımsız, mutluluk ne kolaymış. İnsanın ilk yirmi yılı ne büyük kafa karışıklığıymış! merhaba günce. seni unuttuğum süre boyunca o kadar çok şey oldu ki... beş sene kısacık görünse de ben bambaşka genç bir kadınım şimdi. hayatını kovalayan, reklamcılık yolunda tökezleyen yalpalayan ama inatla devam eden, en azından kirasını ödeyebilen, ailesinin serveti, garantisi uçup gitmiş, halden anlayan, komik, hayattaki duruşu daha da belli... iyi kadın oldum günce. :) sen baya dedikodu kaçırdın tabii. en güzeli de ne biliyo musun? burada kimse beni kritik şekilde tanımıyo. yani hayatıma etki etmiyor varlıkları. diğer hiç bi hesabım buraya bağlı değil. o kadar mutluluk verici bi rahatlık ki? bi kaç gecedir yazdıklarımı okudukça, 'ulan' dedim... 'ne kadar görünür, izlenir haldeyiz ki olmam gerektiği gibi olan şeyleri paylaşmak durumunu kanıksamışız. ah o google ve 'did you mean'...' :) artık tesadüflere inanmayı bıraktım. daha spiritüel yaklaşıyorum bu konuya. hayatımın iş, ev, kariyer her şeyinin değiştiği bu kritik noktada bam diye aklıma gelmeni tesadüfi algılamam imkansız. bana evrimimin kanıtısın. umutsuzluğa düştüğüm an oturup o ergen zırvalıklarımı okuycam :)) ve bunca zamandır kirlenmediğin için burda adminlere, site kurucularına da teşekkürü bi borç bilirim. sevgiler. saat: 17:20 bu ara gündemimdeki konu ana başlığıyla hayat. inanabiliyo musun? işim değişiyor. yeni bir ajans kuruluyor ajans içinden. klasik bir durum olabilir ama bizim için çok yorucu. üst üste hata yapıp duruyorum bu karışıklarda. yazılı azarlarım whatsappta yığılı. :) komik bi durum tabii aslında. hiç birimiz alışık değiliz bu bizans oyunlarına. canım ciğerim patronlarımın işini kolaylaştırıcam derken elime ayağıma doluyor bu gizli kapaklı harekat her şeyi. alışık değiliz işte. oysa eskiden ne güzeldi? tüm ajanslar, tüm kurumsal yaşam böyle biliyorduk. biz öyle değiliz ne güzel bir aile gibiyiz diye övünüyorduk. şimdi öyle mi? ama umut insanların afyonu. :) her şeyin çok daha bombastik olacağına, istediğimiz gibi insani olacağına inancım beni bağlıyor tüm umutsuzlukların karşısındaki sipere. az kaldığına inanıyorum. eskiden bilmek için çabalardım. inanmak kafi değildi. herhalde olgunlaşmak bu diyorum. bilemeyeceğimiz durumlar, inancı körüklüyor güncecan. akışa ve zamanın bizim iyiliğimize olduğuna inanmak sakinleştiriyor içimdeki sabırsız ve kaygılı çocuğu. bazen ofiste öyle şeyler oluyor ki 'nereye sıçacaklar!?!' diye bağırıp hastaneye sıçan teyzeyi davet etmek istiyorum sahneye. o zaman her şey olması gibi kaotik olurdu. ve bence çok eğlenirdik üzerimizdeki teletubby kıyafetlerinden sıyrıldığımızda :) garip şekilde hayaller aleminde yaşar gibiyiz. sanki hepimiz bi joint döndürmüşüz, hatta bırak geçmişi, sürekli yemeğimize falan katılıyor. olmadık bir sukunet, anlayış, şefkat aldı başını gidiyor. yalancı bir keyif hali. yalancı bir samimiyet. taraflar gizlice, ser verip sır vermeden seçilir halde. ama burdan alacağım dersleri alıyorum isyan etmeden. arada bombastik azarlar işitsem de :) hahah! şimdi iki avm arasındaki boşluğa yapılanmış özdilek avm de yeni ajans kurucuları eski ve yeni patronlarımla buluşmayı bekliyorum. bu araya da ofisten farklı zamanlarda çıkış yaptığım ve bu bekleyişte artık istifa etmek zorunda kaldığım bir dostumu bekliyorum. yani anlayacağın güncük, eskiler diyor ki, gidecekseniz bir an önce gidin. ama yenileri bekliyorsanız orda henüz bir gelecek yok. onları bekliycekseniz de biz o zaman ne yapar eder sizi burda tutar ya da sözleşme mözleşme ananızı belleriz. :) yeniler de diyor ki bekleyin cucuklar biraz daha. nası? iki ucu boklu değnek. :) üç sene önce olsa çat diye basmıştım istifayı. hatta bi de dava açmıştım. ama artık ailemin gelir kaynağı yok. kira ödemek de düzenli çalışma istiyor be güncük... nası olucak? | ||
|
|
||