|
06 Nisan 2015, Pazartesi
saat: 22:33
Akşam üzeri, dün gece biraz dumandan kalan çıplaklığımı gardroba koymanın vakti geldi. Başka erkeklere sarılıp, teninde avunmanın vakti değil hiç 'şimdi'. Şimdi; giyinik, sansürlenmiş gibi ya da daha çok saklanmış ve en az ikimiz tarafından kamufle edilmiş, yarım kalmış bir gerçeklik. Yani; bu anın bende bıraktıklarına sarsılmaz anlamlar yükleyemiyorum artık demek oluyor. Yani 'şimdi' aldatıcıdır, güvenme demek oluyor. O adama sakın inanma. O, şimdinin gerçekliğinin yarım ve keskin tarafıyla yüz yüze gelmeyi hiç göze alamamış, aldanmış. Hiç kendine dürüst olamamış, sakın inanma o adama. Sen yaşama dair her şeyi bir bütün olarak o anda gözlerinden yüreğine akıtırken; o en çok hoşuna gidebilecekleri seçme gafletine düşüyor. Sıradan olan herkes gibi, sıradanlıkların içindeki bütün mucizeleri elinin tersiyle içinin hiç bilmediği ücra köşelerine bir daha hiç çıkarmamak üzere itiyor. Köreliyor ve gelişigüzel yaşamayı olduğu gibi yaşamak zannediyor. Şimdi kadar çabuk geçiyor. | ||
|
|
||