|
11 Nisan 2015, Cumartesi
saat: 08:56
Lisede tuttuğum günlüklerimi okudum! İkisi tek ortalı küçük, biri 3 ortalı küçük, sonuncusu da 3 ortalı büyük deftere yazmışım. İlk ikisini güya kimse okumasın diye Kiril alfabesiyle yazmıştım. 1998 Martında başlıyor. 2000'de bitiyor. Aralıklar, ""hyatüs"ler var tabii. Her günlüğün başında o zaman boşluklarını özet geçmişim. 1998'de lise 1'de sağ gözümdeki retinam yırtılmıştı, onu "düzeltmek için" ameliyat olalı 2 hafta olmuş, okula da gidemediğim için günlük tutmaya başlamışım. Aslında ikinci bir ameliyat daha olmuştum, ama o günleri beynimden sildiğim için emin değildim. Acaba rüyamda falan mı gördüm de öyle bir ameliyat uydurdum, diyodum. Ona bakayım derken günlükleri okumaya başladım. Evet, ikinci bi ameliyat olmuşum ama ilki gibi ciddi bir süreç değilmiş. Neyse, önü alınamayan ergen zırvalarını çıkarınca şimdikinden epey farklı bir resim çıkıyor karşıma. Paso aşıkmışım. Öyle böyle değil ama. Bir aşık oluyorum 2 yıl kızın peşinden koşuyorum. Benimle taşak geçiyor gene de aşk da aşk. O salaktan kurtuluyorum, başka bir kıza aşık oluyorum. Ama ne aşktı bea! 2 yıl da onun götünden koşmuşum, o da istememiş beni. Miş'li yazıyorum da aslında çok iyi hatırlıyorum. Zaten en son aşık olduğum da bu ikinci kızdı, daha da böyle aşık olmadım. Bir de "küçük devrimci ergen" muhabbetleri gırla gitmiş. "Falanca yoldaş özeleştirisini yapmıyor", "filanca yoldaş yeterince okumuyor, nasıl böyle marksist olmayı düşünüyor ki?", "yoldaşlarla teorik tartışma yapıyoruz B. hanım orada romantizm konuşuyor" demeler oooof. Milletin ilişkileri hakkında ileri geri yorumlar yapmışım. Bendeki gibi aşk yok ya, boş işler olarak görüyorum hepsini. Mesela diğerlerinin "karı-kız" muhabbetlerini falan gayrı-ahlaki buluyorum. Ama hoşuma da gitti ha.. Mesela faşist bi it vardı lisede, nedens earamız iyiydi. O da bi kıza aşıktı. Bu itten hoşlanan başka bir kız buna mesaj atmış, bu da terslemiş, kötü davranmış, üzmüş kızı. "Bak", demişim, "bu kıza iyi davran, özür dile, senin için esas kızla konuşurum" dedim, tamam demiş. Hiç bir kız için "şöyle götü vardı, böyle memeleri vardı, bi elletse okulu bırakırım amk" gibi şeyler hiç yazmamışım. Bi kız hakkında kötü bir şeyler yazarken de "kişiliksiz, zayıf karakterli, ukala, şekilci, bilinçsiz" gibi kelimeler kullanmışım. Üstelik bu günlüklerin yazıldığı zamanda elime kız eli değmemişti. Hatırlıyorum her gün otzbir çekiyodum deli gibi. Ama aşk işte. Lens kullandığım için "normal" bir sıfatım vardı, kimse gözümün 4352345234 derece olduğunu bilmiyordu bile, hoş çocuktum. Ama bu kızlar çok ağlatmış beni. İçip içip ağlıyormuşum. Zaten lise bitince aşk da bitiyor, ağır abazalık dönemine giriyorum. Köyde yaşasam eşek sikerdim yani. Yıllar sonra öğrendim ki, güncelerde ismi geçen "diğer" kızların bazıları benden hoşlanmış. Mal gibi aşık aşık dolaşacağıma onlarla iki yiyişip biraz meme sıksaymışım keşke. Çünkü üniversiteye hazırlanıyorken, dışarıdan topuklu ayakkabı sesi gelince işi gücü bırakıp pencereye koşuyordum "aha karı geçiyor" diye. Offf çok uzatmışım. Bana kalsa daha yazarım da ha. | ||
|
|
||