15 Nisan 2015, Çarşamba
saat: 00:59


Hayvansever, çevreci ve vegan saçmalıklarından gına geldi. Midemi bulandırıyorlar. Öyle iğrenç bir tavırları var ki, "et yedim, demek ki zorba katil bir orospu çocuğuyum" hissi uyandırmaya çalışırlar. Bi de bi asabiler ki, aboo. Kimse de sesini çıkarmaz, çünkü anında deney için tezgaha bağlanmış bir maymun fotoğrafı ya da mezbağa videoları yollarlar. Böylelikle et yediğin için bunlara sebep olduğunu düşündürtür, kendisi de öyle düşünür, ve sonunda öfkelenilmesi gereken bir orospu çocuğu olursun. "Siktir lan mal" deyip yollamak gerekir, ciddiye falan da alınmaması gerekir. Bilimdışıdır, akıldışıdır. "Hülooğğğ" diye bağıran o yığınla, kedisini brokoliyle beslemeye çalışan veganın akıl olarak farkı yoktur.

Benim oturduğum yerde zibil gibi köpek var. Sabaha kadar havlıyorlar, bizim peder de dahil olmak üzere herkes de bakıyor. Sonra çocuklar okuldan çıkarken korkarak gidiyor evine mahallede. Neymiş hayvan sevgisiymiş. Abi hepsinin uyutulması gerekir. Şehir, doğa değil, av-avcı ilişkisi yok, dolayısıyla popülasyon kendi iç dinamikleri sonucu dengede durmaz.

Bir de hayvan dediğimiz şey nesnedir. Doğaya tâbîdir. Asla ve asla özne olamaz. İnsan öyle değildir, doğaya karşı tümden edilgen değildir, onu dönüştürür. Gelişmiş bir beynin olması yeterli değil bunun için. Yunusların da gelişmiş beyinleri var, ama alet kullanacak anatomiye sahip değiller. Bu yüzden insanla hayvanın arasındaki ilişki özne-nesne ilişkisidir.

"İnekleri kesip yemeyelim". Oldu, lan gerizekalı! O kadar ineğin varlık nedeni en başta insan! Tahıl gibi hayvan yetiştiriliyor. Hayvan yetiştirme, ingilizcede "Animal Husbandry", yani "koca/eş yapmak", "çiftleştirmek", üretimini süreklileştirmek. Av-avcı sınırlılığından çekip çıkarıyor hayvanı insan. Ve evet, yemek için, beslenmek için, besinini garanti altına almak için.

Hayvan deneyleri. Evet, gereklidir. Kim için? En başta insan için, ama aynı zamanda doğanın kendini yenileyebilmesini sağlamak için de. Hayvanı da anlamak/bilmek gerekir, bunun için deney gerekir. Hem insanın yaşam kalitesini geliştirmek için hem de hayvanları koruyabilmek için. Pavlov'un köpekler üzerindeki şartlı refleks deneyi, "ruh" gibi bilim-dışı kavramları ortadan kaldırdı. Bilimde büyük bir mihenk taşıdır Pavlov. Ama akl-ı evvel hayvanseverler nefretle anar. Bu akıl yoksunluğuyla dinsel inanç aynıdır, ikisi de bilim ve gerçek dışıdır.

Kişisel olarak hiç bir hayvandan gerekmediği sürece korkmam. Endonezya'da komodo canavarından korkarım, ama parkta üzerime havlayarak hırlayarak gelen köpek sürüsünden korkmam. Başıma geldiydi. 19-20 yaşımda Botanik parkında gece eve yürüyordum birden böyle bir sahneyle karşılaştım, tek başımayım da. Hemen çömeldim, sert bir el hareketi yaptım, "şşşt" dedim. Köpekler yavaşladı, kokladılar, sonra kuyruk salladılar, kendilerini sevdirmek için birbirleriyle yarıştılar falan. Ondan sonra ne zaman o parktan geçsem bu köpek sürüsü beni korumak için peşimden geldiler.

Adana'da kebap yerken aldığım zevk beni duygusuz, vicdansız falan yapmaz. İnsan yapar. Neyse, salak salak tiplerden sıkılmaya başladım iyice tahammül edemiyorum.

istanbul
hosting