28 Nisan 2015, Salı
saat: 18:53


Geçen anamla tartışıyorum. Haklı olduğumdan emin olduğum için bütün öfkemi kusuyordum ki, aniden "özür dilerim haklısın" dedi. O öfke öyle bir dizildi ki boğazımdan götüme kadar. "Yav anne niye hemen özür diliyosun, ne bok yicem şimdi, içimde patlayacak her şey" dedim. Güldük falan.

Hani özür falan bekleriz ya. Orada bir yalan dolan var. Olay geçip bittikten sonra kişinin özür dilemesinin bir anlamı yok, seviyosan zaten unutur gidersin. Sevmiyorsan da, özür beklenilmesinin nedeninde o kişinin "submission"ını istemek gibi bir beklenti vardır. Olayın hırsı devam ediyorsa da bağırıp çağırmak, öfkeni boşaltmak istersin, özür değil.

Yani beylik davranış kalıpları değil istediğimiz şey. Tam tersine oldukça "impulsive" yaratıklarız. Ama bu konuda herkese dürüst davranamıyoruz.

Sevgilimle tartışıyorduk telefonda. Bağırma çağırma yok, ama usul usul birbirimize "mantık" çerçevesinde, kanıtlarla haklı olduğumuzu göstermeye çalışıyoruz. Bir de baktım ki kız gayet yerinde argümanlarla karşıma çıkıyor ve mevzi kaybediyordum. En sonunda cevap veremeyeceğim bi hâle geldim ve "hayııııır, haklı olamazsıııııın" diye feryad ettim. Ben öyle deyince bunun götü patladı gülmekten zaten. İşte burada da mevzu tartışmayı sonuca ulaştırmak değil, bildiğin karşındakini alt etmek. Tabii sevgülü olunca bu kişi rahatça pes edebiliyorsun. Samimiyet gerekir.

Ele işte.

istanbul
hosting