29 Nisan 2015, Çarşamba
saat: 13:08


Rahmetli babanem aklıma geldi. Çok kültürlü kadındı. İstanbul'da Cumhuriyet'in ilk 20 yılının şanslı kadınlarındandı. Lise falan bitirmiş. Sonra avukat dedemle evlenince ev hanımı oldu tabii. Dedem de "yalan söyleyemem ben" deyip tıp okuyup bitirmiş adam üstüne. Afrika'ya, Malawi'ye gönüllü doktor olarak gitmiş. Dedem düz bir adamdı, son derece modern falandı tabii. Ama babanem sosyal ilişkileri gelişmiş habire okuyan bir kadındı. Afrika'da ingilizce de öğrenince ingilizce kitap falan okurdu.

Babanemle oturur konuşurduk. Ben 2. Dünya savaşının Türkiye'sini sorardım, her detayıyla anlatırdı rahmetli. Yav Discovery Çenıl izliyodum, kadın geçerken mutfaktan "aaa o Victoria şelalesi işte" deyip başlardı anlatmaya. Muazzam kadındı.

Şimdi düşünüyorum da, ben çoluk çocuk, torun torbaya neler anlatacam diye. Çocuk gelecek 9/11'i falan soracaktır kesin, "anlatsana baba/dede" diyecek. Sonra merakını celbederse AKPli karanlık günlerimizi soracak, Gezi'yi soracak. Suriye savaşını soracak, cihatçıların İkrime'de, İştebrak'ta yaptığı alevi katliamlarını falan anlatacaz.

Öyle uzun ve aslında gündem dolu bir tarihteyiz ki. Lan bildiğin hızlı akan bir tarihe şahid oluyoruz!

Çok net hatırlıyorum SSCB'nin yıkılışını. İlkokul 3'teydim, örtmen "bi ülkeyi tanıtın" diye ödev vermişti. Ansiklopedi'yi açtım hemen orada Sovyetler Birliği - Sovyetski Soyuz yazıyordu kapı gibi. Rocky 4'ü izlediğimden beri çok hayrandım. Sonra peder geldi hemen trollledi "olm ne olacağı belli değil oranın" dedi. Gittim sikik İsviçre'yi tanıttım.

Hemen sonra, gene hiç unutmam, Körfez Savaşı başladıydı. TV'den naklen yayınlanan ilk savaş. TRT1'de CNNden alınaın görüntüler vardı, TRT 2'de de dedemi bir programa çağırmışlardı, o konuşuyordu tıpla ilgili. Başka da TV kanalı yoktu.

1998/99'da ameliyat olduğumdan paso evdeydim, 16-17 yaş. Kent TV vardı, altta üstte yazılar geçen bir haber kanalı. Orada haberleri izlerken geçen şu altyazıyı hiç unutmam: "Yugoslavya NATO'ya savaş ilân etti".

10 yıllık bir "détente" döneminden sonra 9/11 oldu, Afganistan, Irak işgâlleri. Ki bundan önce nedense Afganistan'ı takip ediyordum, Raşid Dostum, Şah Mesud'un Taliban mikrobuna karşı savaşları falan.

Ve bugün. Arap Baharı, Kaddafi'nin düşüşü, benim ülkemin cihatçı mikropları besleyip Suriye'ye sürmesi, Ukrayna'da faşistlerin saldırıları, internette dolanan her türlü vahşî infazlar, kötülük, yalan propaganda, bir öküzün zekasına sahip kitle üzerinden yükselen iktidarlar.

Dünya böyleyken, Türkiye'de Madımaklar, Gazi olayları, "Hayata Dönüş", Kürt Sorununun en karanlık dönemleri, Gezi vs.

Tarih okuyan, içli dışlı olan herkes farkedebilir ki, bu denli geniş çapta ve bu denli uzun soluklu bir tarih akışı gerçekten olmamış. 2. Dünya Savaşı bile 6 yıl sürdü bitti. Son 25 yıldır kan havuzunda çırpınıyor insanlık. Ben de oturup günceye döküyorum bunu. Babaanemden daha çok anlatacak şeyim var toruna torbaya işte. Vay anasını....

istanbul
hosting