01 Mayıs 2015, Cuma
saat: 04:28


İtiraf edeyim, "her şeyi bilme" ya da daha gerçekçi söylersek "her bi bok hakkında iki üç laf edebilme" sevdasını küçükken ukâlâ bi kız çocuğuyla aramda geçen diyalogdan sonra edindim. Gayet basit bir hırs yani.

Bi şekilde köpeğini gezdiren kızın köpeğine "heuheee salak köpek" demiştim herhâlde, kız da "köpekler insanlardan çok daha zekidir biraz ansiklopedi karıştırırsaydın bilirdin" dediydi. Kız 5'e, ben 3'e gidiyordum. Anam nasıl koydu!

Dediğini yaptım gerçekten de. Adını unuttuğum kalın kırmızı ciltli bir ansiklopedi vardı, ilim irfana dair her şey vardı. Dinozorlar şu, bu. Sonra "Görsel Bilim ve Teknik" diye 5 ciltlik muhteşem bir bilim ansiklopedisi vardı. Ama içinde neler yoktu. Hele hele bayıla bayıla gezegenleri falan okurdum.

Büyüdükçe, "Türk ve Dünya Tarihi" diye 4 ciltlik bir ansiklopedi vardı. Hastasyıdım. En yenisi buydu sanırım ve 1986 basımdı. Türk Tarihi bölümünü, diğer kısımlardan kırpıp sona koymuşlardı. Zaten o bölümün kalitesizliği, hani şu 80'lerin iğrenç "kaytan bıyıklı Türk büyükleri resimleri" ile dolup taşan bir akım vardı ya onlarla süslüydü. Kesinlikle 12 Eylül zihniyetinin işiydi. Çünkü diğer bölümlere kafası basmayan 12 Eylül tarihçileri olduğu gibi bırakmıştı. Yoksa Lenin'in iradeciliğinden bahsedemezdi 20.yy bölümünde.

Neyse. İşte bu "Muşkenu" mahlasını da ilk orada görmüştüm. Hammurabi kanunlarının geçtiği yazıtlarda köleler, işte soylular falan derken bir de ortasınıf olarak "Muşkenu'lar varmış. Sanırım Roma'daki proletarii'nin muadili. Çünkü onlar gibi hiç bir bok yapmazlarmış, köleler iş yaparken bunlar yan gelip yatarlarmış. "Miskin" kelimesinin kökeni işte bu "Muşkenu" (ya da Muşkinu olarak da geçer) sözcüğüne dayanır. Babil'lerin konuştuğu dilden (Akadca mıydı neydi) 4-5 bin yıl sonrasında bugünün Türkçesine girmiş.

Çok ilginç kelimeler var böyle. Orta Amerikan eski kızılderilileri olan, Azteklerin konuştuğu Nahuatl dilinden de iki kelime geçmiş: Biri "Tomatl", diğeri de "Şokolatl"

Kafamı sikeyim. Matematik-Fen seçmemin iki nedeni vardı lisede. 1- MF sınıflarındaki kızlar daha güzeldi. 2- MFci olmayanlara gerizekalı muamelesi yapılıyordu, kaldıramazdım.

Yoksa normalin üstünde bi mat-fen zekâm yoktu. Bi de "cool" görünür diye "fizik çok severim, Fizikçi olcam" diye gezinirdim. Yarrağım sen kimsin?! Öncelikle fiziği hiç sevmem, asla da beceremezdim, hep zar zor geçtim. Kimyayı daha çok sevdiğimi Jeoloji Müh. okurken keşfettim, ama o dersi de zar zor iki senede verdim.

Aslında üniversiteyi çok istememin de nedenlerini açıklamam gerekiyor: 1- Çimlerde karı-kızla oynaşmak. 2-Matematik, özellikle şu integral falanı öyle kitaptan,ansiklopediden okumakla öğrenilemeyeceğini, sike sike çalışıp sınavlarda düzgün notlar alarak kavranılacak bir şey olduğu için.

İlki kesinlikle olmadı. Hiç unutmam. 6 sap bizim öğrenci evine gelir, ilk sıradaki kişi sikik bir VCD player ve TVnun olduğu odaya kapanır 31 çeker, kalanlar da diğer oda da sırasını beklerdi.

Matematiğe de gelince, geçtim dersleri ama bi sikim kalmadı aklımda. Üstün körü bir iki bilgi.

Gene çok uzattım. Yazmak sohbet etmek gibi benim için. Laf lafı açar hep.

istanbul
hosting