04 Mayıs 2015, Pazartesi
saat: 01:39


Sene 2008 Temmuz'uydu. 4,5 yıllık sevgilim terketmişti, bir başkası için. Adana'daydım, yaz okuluydu. Ciğerimi bıraktım orada sanki.

Bu olaydan bir yıl önce bu siteden atılmıştım. Nedeni "politik şeyler yazmam"dı. İşte 2008'de terkedildiğimde mail atmıştım, yalvarmıştım, çok ihtiyacım var diye, hesap açayım diye. Cevap gelmedi.

O kadar çok ihtiyacım vardı ki buraya yazmaya, içimdekileri dökmeye. Yapamadım, sikko bi küçük not defterine yazdım her şeyi. Hâlâ durur.

29 Ekim 2010'da başlamıştım bu kuzucukla da. Gene 4,5 yıl sonra bitiverdi işte. Neyseki bu sefer burada bi arkadaşın davetiyle gelmeyi başardığımdan, yazabiliyorum.

İnsan sadece yalnız olmadığını bilmek istiyor. Ama ağlamak. Bu durumda ağlamak.

Hani çok sarhoş olur başınız döner ya. Kussanız rahatlarsınız, ama cesaret edemezsiniz. Mideniz kasılır, acı verir çoğu zaman, ya da ortalığı pislik götürecek. Korkarsınız, çekinirsiniz kusmaya, "belki baş dönmesi geçer" diye beklersiniz. İşte aşk acısında ağlamak da öyle. Tutarsınız kendizi, sanki gerisi gelecek, daha kötü olacak diye. Rahatlayacağınızı bilirsiniz oysa, ama istemezsiniz. Korkarsınız.

Neyse, iyi ki buraya yazıyorum da, güzel insanlar bana mesaj atıp ağlatıyor...


istanbul
hosting