|
05 Mayıs 2015, Salı
saat: 14:03
arkadaşlarımı seviyorum ama kıl oluyorum. kıl olduklarımı yazmaya da kıl oluyorum ama bu sefer affetmicem. birisinin facebook hesabından sürekli ileti geliyor; şu etkinliğe gidecek, şu tarihte bu ormanı temizleyecek, şu sergide gezecek; ama bakıyorum hep bende. açıyor civilization, günler boyu başından kalkmıyor, gecenin 3'ünde kapı çalar, lan noluyo diye paniklerim, haa beyimiz yemek sepetini çağırmış. diğerinin telefonu benim pc ekranı kadar, tableti onun çeyreği, digital makinasının 3 lensinden bir tanesi aylık kiram, go pro alacakmış, benimle bisiklet binmeye gaza gelmiş merida alacakmış (1.400 öroluk bisiklet sence nasıldır diye bana soruyor). arkadaşım paranı kıskanmıyorum ama kafatasını sikiyim. diğer bir kızımıza sorsan egodan kurtulmaktır yaşamın amacı, dengedir, nefestir. 2 gün sonra bu seneki (5. aydayız) 7. sevgilisiyle yürütemediği ilişkisi (mekanlarda ezecek espriler yapıyormuş) bitti diye hüngür hüngür ağlamaklı 2 gün ile haftasonumuzun içine sıçar. ucundan kıyısından "e hani ego, hani nefes" demeye yeltenirken suratında öyle bir nefret oluşur ki; korkudan susarsın. bir diğeri iyi çocuktur ama dinlemezsen. 1 ay önce hayatını gezgin geçireceği idealine tutunur, portekiz'e nasıl vize alınır, kanada'ya nasıl göçülür hevesle bunları araştırır. 3 gün sonra tasarımcı olmuştur ve el işi oyuncaklar üreten bir atölyeye iş başvurusu yapmıştır. işi yarıda bırakır likya yoluna yürümeye gider. geldiğinde alman bir kızla evlilik planları yapmaktadır. hepsi iyi güzeldir ama ciddiyetle ve fikir beklentisiyle beni karşısına çekip (arkadaşlarımdan müsade isteyip, özel birşey konuşacağız lütfen diyerek) düşüncelerimi sorarsan, ben sadece "kahve içer misin? hayırlısı" diyebiliyorum. genel olarak bir kaybolmuşluk içinde olan bu insanlarla ortak yönüm nedir ki? aslında ortak yön kaybolmuşluk hissi ama benim kişisel lanetim olan, "ne yaptığını çok biliyormuş tavırları" yüzünden fahri bir liderlik havası oluşuyor üzerimde. dahası kafam en az onların ki kadar karışık, benim lanetim bu ne yaptığını bilir halin üzerimden gitmemesi; kafamın karışık olduğunu bile hissedememek, düşünerek bulmak belki keşfetmek. düşüncelerimi hepsi biliyor, hiç birisine kızmıyorum ama bu durumdan mutlu olduğum anlamına gelmiyor. yine bir sürü şeyin farkında olup da kendimin farkında olmadığımın farkına varıyorum. sikeyim böyle farkındalığı. | ||
|
|
||