|
08 Mayıs 2015, Cuma
saat: 09:33
yine yağmur var istanbul'da.. ve ben. ve ben ürkek bir kuş kanadıyım pencerenin önünde. bu kez içerdeyim. ama yine sıcak değil. üşüyorum. çünkü kemik gözlüklerim yokken çıplak hissediyorum mor bir fular sadece sanki üstümde.. ve komik de değil.. ... en sevdiğim kitabım, elimde. kahvem... fonda bir gramafon sesi dededen kalma cızırtılı hayır fransızca bir şarkı değil bu kez erol büyük büyükburç o little lucy please come to me oo little lucy you are my sweety neden erol büyükburç? ve neden little lucy bilmiyorum sevdiceğim. yarim yarim.. ... tütsü kokusu sardı odayı.. ve sanırım bitmek üzere tütsü üşüyorum sensizlikten kalkıp yakamam yenisini bebeğim kemik gözlüklerim de yok demiştim sana hatırla! yine unuttun değil mi küçük çılgınım.. olsun keşke yanımda olsaydın da hadi tütsüyü yenile deseydin yine ve yine... hazır ayaktayken asetonu da verir misin deseydin üç noktadan sonra bir şeyler yazmalıyım sana.. ama aklıma gelmiyor.. senin gibi yanımda değilken bile özlemiyorum artık seni.. yanımda olsan halimi sen düşün. ... ve evet kemik gözlüklerim de kafamın üstündeymiş.. dedim ya sevgili sana sevgim de böyle bir yanılsamaymış.. mış. yağmur yağınca hassaslaşıyorum ben. umarım beYenirsiniz.. birazdan bu şiirimi posta gazetesine göndereceğim, oradaki başarılı şairler gibi işşallah benimki de yayınlanır www.youtube.com/watch?v=RJhOOYEv62I | ||
|
|
||