|
09 Mayıs 2015, Cumartesi
saat: 21:12
Hep hayallerimizin, hedeflerimizin peşinden koşmaz mıyız? Olan biten zamanımızı ulaşmak için harcarken, ulaşana kadar geçen süreçte kendimizi unuturuz, kayboluruz; o isteğimizin gerçekleşmesi uğruna. Gerçekleştirirken keyif alsak, mutlu olmaya çalışsak, şimdiki zamanı son damlasına kadar yaşasak, ulaşma noktasına daha çabuk varıp, çok daha mutlu olabiliriz. Ama biz bir an önce ulaşmak için, bütün dikkatimizi finale verirken, tutkumuzu iyice arttırıp, beklentimizin çıtasını görünmezlik mertebesine yükselttikten sonra elde ettiğimiz an geldiğinde, tatminsizlikten ölüyoruz ve "bunun için miydi?" diye haykırıp, bir sonraki hedefin arayışı içine giriyoruz. Böyle garip döngünün içinde ömrümüzü harcarken, geçen boşa harcanmış zamana hayıflanmaya başlıyoruz, kireç tutmuş dizlerimizi ovuştururken. Aldığımız her nefesi, gülümseyerek, son nefesimizmiş gibi üflemek lazım, bu lanet dünyanın yüzüne doğru. Belki o zaman bu laneti kaldırabiliriz. www.youtube.com/watch?v=883J6orWHYE | ||
|
|
||