15 Mayıs 2015, Cuma
saat: 15:27


Arkadaşın araba sıkıntılı, paso itmek zorunda kalıyoruz. Ben anlamam tabii de, bunun "Hacı" diye tanıdığı bir tamircisi var, ona gittik. Motorun beyni mi ne bozulmuş.

Bu "hacı" şöyle bir tip: Halifeyi alın (IŞİD lideri Bagdadi) onun öndeki bir iki dişini dökün, bir de sorgusuz sualsiz her dini sohbette ne kadar haklı ve doğru yolda olduğunun bilinciyle beraber gelen o "dinci sırıtmasını" ekleyin. Aha tam böyle bir şey. Bizim arkadaş alevi, tabii karşı taraf bilmiyor, ibneliğine soruyor. "Sen necisin hacı dayı" diyor. Nakşibendiymiş. İşte "yav bu şiiler nedir" diye soruyor bizimkisi, Hacı "öyle bir şey yok ki" diyor sırıtıyor. "Hanefi var, hanbeli var şu var bu var ama şii yok, İran'ın şeysi" diyor. Ben de dedim "e Yemen'de Zeydiler var" dedim "yaa işte, hepsi sapma" dedi. Bizim alevi devam ediyor tabii "Yav bu hadislere nasıl inanıyonuz" diye soruyor, nakşibendi Hacı gene o bilmiş âlim edasıyla sırıtarak "Peygamber Efendimizin hayatını bilirseniz inanırsınız" diye cevaplıyor. En sonda konu paraya geliyor Hacı eliyle işaret ederek anlatıyor "eğer para burada (cepte) ise ondan korkma diyor, ama para buradaysa (kalpte) işte ondan kork" diyor. Yani zengin olmak, sömürmek şu, bu, sıkıntı değil, yoksul da olsa paradan başka bir şey düşünmüyorsa o "korkuhç".

Neyse, Nakşibendi Hacı ve oraya gelen bir iki yaşlı amcamız arasında "nasılsın mübarek, iyidir mübarek" muhabbeti dönerken biz yol alıyoruz.

Ertesi gün de bir jeoteknik firmasına gittik, sahanda menemen yiyoruz. Oradaki çalışan hafif sakallı 40larında bi adam otururken bismiallah, kalkarken elhamdülillah diye diye yedik menemeni. Dibinde kaldı adam 3-5 kere "sıyıralım hocam sünnettir, elhamdülillah" falan. Bizim alevi asıl patrona soruyor daha sonra "nerden buldun bunu" diyor. Patron da oturup kalkarken iki bismillah çekmiş, "çok değerli abimizdir" diyor. Laf kondurmuyor kibarca.

Kısacası, tarikat ağları muazzam sarmalamış ülkeyi. Bunlar kesinlikle işsiz kalmaz. "Bizim mübarekler sana iş bulur" diyorlar, çevre sağlıyorlar vs. Esnaf-tarikat ilişkisi. Öyle bakkal çakkal da değil, jeoteknik büroları falan. Çok net söylüyorum, bu sadece siyasal bir örgütlenme değil, temelinde ekonomik ilişkiler söz konusu. Laiklik falan diyorsak eğer, bunların kesinlikle yasadışı ilân edilmesi gerekir. Ekonomik ilişkileri de zedelenir, öyle olunca zaten ortada tarikat falan kalmaz. Devlet desteğine muhtaçlar her türlü.

Neyse, bir de bizim aleviye bakalım. Ankara'nın gecekondu mahallesinde büyümüş, iki ablasından büyük olanı üniversite mezunu, bunu da Adana'ya yollamışlar, işte aynı bölümde okuduk, kısa bir süre ev arkadaşı falan olduk. Babası sitelerde mobilya işçisi, anası gündelik temizlikçilik falan yapmış. Ne yapmış, ne etmişler çocuklarını okutmuşlar.

Mezun olur olmaz zemin etüd lab.'ında çalışmaya başladı. Biraz para biriktirdi, sonra oradan buradan borç alarak, ortak bularak sondaj makinası aldı. Makina bok gibiydi, ortakları götlük etti, onları siktiredip şimdi yeni makina yaptırıyor. Hem sondörlük yapıyor tek başına, hem jeofizik, hem de jeoloji mühendisi olarak rapor yazıyor. Dişiyle tırnağıyla bir yere gelmeye çalışıyor.

Beni de yanına almaya uğraşıyor, ama hiç bi bok bilmiyorum. Yani jeoloji konusunda teorik olarak zehir gibiyim de, bu zemin etüd işleri falan, bir sürü pratik bilgi ve hız gerektiriyor. Çocuk sağolsun, benim için de elinden geleni yapıyor.

istanbul
hosting