04 Haziran 2015, Perşembe
saat: 10:17





Kişilerin yaşamlarına müdahale etmeyi uzunca süredir bırakmıştım. bu kararı aldıktan sonra sanırım kararlılığımın pekişmesi adına yeni kurtarma önerileri geldi.

Bu kişide ise müdahil olmak zorundaydım. şunu söyleyebiliyorum ki müdahil olduğunuz mesele uzman desteği gerektirecek seviyedeyse kesinlikle dışarıda kalmanız gerekli. hatta hiçbir şekilde görüş belirtmemekte fayda var. peki neden insanları kurtarmaya çalışıyoruz ? canımız mı sıkılıyor ?, o kişiyi çok mu seviyoruz ? ucu bize dokunabileceği için midir telaşımız ? ya da bir gün olayla yüzleşme korkumuz mudur ? cevap herhangi biri, bazıları, hepsi olabilir... ben ise bu soruları kendime sorduğumda cevabın "korku" olduğunu görebiliyorum.

sonucu ne olursa olsun, uzantısı ne olursa olsun korkunun kaynağını tespit edemediğimiz sürece müdahil olmaya ve kurtarmaya devam edeceğiz. peki insanlığımızın gereklerinden biri faydalı olmak ve çevremizde olan bitenlere kayıtsız kalmamak değil midir, yada kökenini keşfettiğimiz korkunun kendisi yine mi bizi sessizliğe itecek ? dalında uzman sevdiğim bi arkadaşımla uzunca bir süre konuştum bu meseleyi. konuyu anlattım, denediğim taktirde kısa bir süre içinde haklılığını göreceğimi söyledi. bir iddiadan ziyade teklifinin kabulü adına bir denemede bulundum ve sonuç olumsuz..

kabul etmek gerekiyor ki iyi niyetli olmanın yanında sınırı aşmamakta fayda var. bu çaba sizi başkasının deneyimine dahil eder, bakmışsınız ki hikayenin içindesiniz. gerçi bu da bir deneyimdir =)

Az önce yine bir teklif geldi. siyasi bir tartışma ortamında. yahu karışmayayım diyorum, sussam gönül razı değil, kabul ettirmem hiç mümkün değil hiç yapmayacağım bir şey yaptım (nejat alp güdümlü) abi sana bir şey göstericem dedim, oy pusulasında hendrix'in evet dediği bilindik çalışmayı paylaşmamla, kim olduğunu sordu ve "27 yaşında dünyayı terkeden siyahi bir kardeşimiz, hayat kısa şeklinde cevapladıktan" sonra kulaklıktan a.a.the watchtower'ı dinlettim. çok beğendi. ben de kurtarmaktan kurtuldum :)

Siyaseti de s.kim, ülke yoluna girsin diye savunduğumuz oluşumlar ve kişiler bizi defalarca kez yanıltmadılar mı ? gerçek olan bir şey sizi yanıltabilir mi ? halbuki gerçekler acıdır ve sadece sizi uyandırır.

Etraftakiler bizi sürekli uyandırırken bir şekilde uyumayı başarıyoruz yine. siz partiler o kadar salaksınız ki seçtiğiniz seçim şarkıları insanların sizden nefret etmesini sağlamaktan öteye geçemiyor. tüm gün kafa mikmeniz de cabası. ülke çiçek gibi olacaksa mesele yok lakin hiç bir zaman olmadı. olmayacak da... birbirini sevmeyen insanlardan güzel bir resim çıkması mümkün değil çünkü. bir dönem kaynağı bir menfaat grubu tüketecek, diğer dönem farklı biri. ben bu grubun içinde olmayacağım ne b.k yerseniz yiyin...

bunların haricinde hafta sonu keyifliydi can gox'un sahne aldığı mekandaydım kısa bir sohbet etme fırsatım da oldu. zerre kadar ego barındırmayan süper bi adam. umarım böyle değerli müzisyenlerin sayısı artar. bizler de mekanda popüler müzik zırvalığı yerine keyif veren şarkıları ekonomik bir şekilde dinleriz. çekilmez olan etkinlikleri çekilir hale getirmek için 6-7 yerine 2-3 birayla tamamlarız.

Düğün yaklaşıyor. hiç heyecanlı değilim. geceyle ilgili beni heyecanlandıran şeyler; A.'dan dinleyeceğim "dance me to the end of love" şartların oluşması halinde dikeceğim 200-300 fidan ve balayında dalış yapacağım Kılız Deniz.

Müdür çağırdı kaçtım...

istanbul
hosting