|
07 Haziran 2015, Pazar
saat: 01:34
Dün kadıköye gittik daha önceden bahsettiğim "DİPS" dediğim yeni arkadaşımız ve bir kaç arkadaş daha. Güzel güzel içtik eğlendik, daha sonra ben bu arkadaşımın aslında o kadar da dipslik olmadığını farkettim. işte davul sesi uzaktan hedehödö. Etrafımdaki bütün arkadaşlarım hayatımda olan bu son değişiklikten sonra nasıl olduğumu merak ediyorlarmış ve bir türlü bana soramıyorlarmış, alkolun etkisi ile bu cesareti topladılar ve sordular. Bu konuda ben de rahatladım açıkçası, ulan niye kimse bişi sormuyo bu kadar tabu konu mu olur diye... Masadaki çok sevdiğim bir arkadaşım. Daha önce beraber katıldıkları kızkıza bir bekarlığa veda partisinde eski karımın "Ben kocamı çok defa aldattım, hatta kocam da bunları biliyor." cümlesinden bahsetmesi bende soğuk duş etkisine neden oldu. Yani insanın aldatılmasının sır olarak kalması gerekmez mi? Yani ben bunu biliyorum zaten, o an beraber oldupğun -aldattığın- insanda biliyordur muhtemelen, ama 3. şahısların biliyor olması. Bir için "Saf koca saffet" olarak hissettirdi. Ama sonra bu arkadaşıma da kızamadım. Bunu söylemesinin tek sebebi benim yanımda olduğunu hissettirmek istemeseydi. Ya zaten kıza hiçbir kızamıyorum. Amerikadayken beraberdik ve bizi peşinden sürükledi. Küçük bir kız çocuğu gibi. Çünkü yine geçerli bir sebebi vardı ve ben yine ona kızamıyordum. Ben sadece yurtdışına çıktığımda gece dışarı çıkabiliyorum dedi. Çok üzüldüm o an. Ailesinin bu tutumu yüzünden dünyanın en gereksiz insanı ile evlenecek oluyor olması ayrıca sinirlendiriyor beni. Çünkü evliliği bu baskıdan kaçış olarak görüyor. Bu kızı kurtarmam lazım ama nasıl. Arkadaşı olarak görevimi yapmalıyım. | ||
|
|
||