07 Haziran 2015, Pazar
saat: 10:37


garip bir haldeyim. ya aydınlanıyorum ya depresyona giriyorum ve ikisi arasında bir tercihim veya tahminim de yok. durum şu; hiçbir şeyi ve hiç kimseyi umursamıyorum.

anlatmaya genelden başlasam daha kolay olacak. mesela siyaset, mesela bugünkü seçim konusu. herkes aşırı motive veya bezmiş. ben ilgisizim, bezmiş değilim. normalde umursarım, siyasi fikir yürütürüm, ilgiliyimdir. ama sadece seçimde düşecek akp yerine gelecek bir koalisyon ihtimalinin aslında ülkedeki temel yamukluğun düzelmesi adına bir gelişme içermediği fikrini paylaşmak bile istemiyorum. evet akp'nin tek başına iktidarını kaybedecek olması benim için de sevindirici bir gelişme ama şu hal ve tavır ile bu gerçekleşirse önümüzdeki süreç loopun farklı bir aşaması olacakmış gibi gözüküyor gözüme. akp'ye oy veren sınıfın belki de bir sonraki kuşağını gözeterek benimsediği fraksiyon muktedir olmayacak ama bu sınıf yine anlaşılamayacak, uzlaşma yine gerçekleşmeyecek gibi geliyor bana. bu duruma karşı da hiçbir şey yapmıyorum. içimden bir ses, eskiden sadece konsantrasyonumun en tepesindeyken ulaştığım bir hissimi fısıldıyor: "ülkeler gereksiz". belki de sadece karamsarım; bu durumda bu isteksizlik, boş vermişlik depresyonel görünüyor.

özel hayatıma gelirsem anlatması daha zor ama benzeri bir durum. iki kişi arasında kalan bir kadına olan duygularım var. o iki taraftan birisi de değilim. ama oyuna girersem ikna edici olabilecek en kuvvetli aday benim. ama oyuna girmiyorum, neden mi; istemiyorum. çünkü kadına güvenmiyorum, kişiliğine güvenmediğim (ve dahası saygı duymadığım) bir kadını, sırf hislerim var diye hayatıma sokmamam ise bana doğru geliyor. hislerimi içime de gömmüyorum, ortaya çıkıyorlar ve çıktıkları gibi bırakıyorum; yanında osurmaktan çekinmediğim bir sevgili adayı diye düşünebilirsin bunu sayın okuyan. dahası bu duyguları başkalarına karşı hissetmesem de libidom pek yerinde ve hayatın içindeyim, ufak da olsa birliktelikler, hala benim için ilk olan deneyimler yaşıyorum. duruma buradan bakınca da aydınlanmış, aklı başında, sağlıklı, adı her ne boksa o gibi duruyor.

işte böyle böyle ying yang diyip çıkasım geliyor işin içinden diyeceğim ama yalan olacak. hiçbir şey söyleyesim yok. kedi gibiyim; yeri geldiğinde çevik bir katil, gün içinde çoğunlukla miskin, şu anın içerisinde hatta o kadar içerisindeki konsantrasyonu yitirecek kadar, biraz alık, bayağı şirin birşey oldum bence.

ailemdeki bireylerden bazılarıyla çok uzun süredir devam eden dinamikleri bir nebze olsun değiştirdim. şöyle oldu, beni üzme potansiyeli olan konular açıldığı anda, yapma bunu beni üzüyorsun deyip konuyu değiştirdim. anlık bir fark gözlemledim ikisinde de.

aslında delicesine çalışasım var, şu boşluk hissini işe çevirmek istiyorum içten içe. ama elimde iş yok, side projelere sardım ben de.

belki de cesaret göstermek alışkanlık yapıyordur ve artık o cesareti ilk gösterdiğin andaki adrenalin olmadığı için cesaret gösterip göstermediğini unutuyordur insan. çok makul.

istanbul
hosting