15 Haziran 2015, Pazartesi
saat: 12:50


15 Mayıs 2015 de FACEBOOK u kapattım.

Bugün üzerinden tam bir ay geçti.
Neden bıraktım Bu bir ayda neler oldu benjamin gel bir bakalım.

2007 de açmıştım facebook u.
8 yıl bağımlı kişiliğimin de katkısıyla her gün girdim. Her gün yazdım çizdim. Sabah akşam girip iletilerime mesajlarıma bakar oldum.

Hatta bir ara olayın boku çıktı, yüklediğim resimler istediğim beğeniyi alamayınca tribe bile girip depresif hissettiğim zamanlar oldu.

Dönem dönem hep bırakmak istedim çünkü gereksiz yere çok zamanımı çalıyordu. Ama bırakmamak için hep bir bahane yarattım. Anlayacağın tam bir bağımlı psikolojisi.

Öncelikle bağımlı olduğumu görmem ve kabul etmem uzun zamanımı aldı. Çünkü "bağımlı psikolojisinin en büyük özelliği bağımlı olduğunu görememektir."

Bununla birlikte en önemli bırakma sebeblerim şöyle;

Erteleme. Her şeyi erteliyor insan o mavi ekrana bakacağım diye.. Kendim ile yapmak istediğim pek çok şeyi dur bir dakika bakayım facebook a diye girip saatlerce takılıp ertelediğim çok oldu. Dur şunu da postalayım, dur bakayım kim beğenmiş...Büyük zaman kaybıydı. Kaç tane kitap okumayı ertelemişim. Şimdi yine kitaplarıma döndüm.

Sosyal ortam kaybı. Facebook ya da genel olarak internet üzerinde sosyal ağlarda vakit geçirip sosyal olduğunu düşünmek, porno izleyip seviştiğini sanmak gibi.

Guncem dışında interneti sadece youtube da müzik dinlemek için kullanıyorum. İnstagram yok, twitter 2009 da açtım hiç sarmadı kullanmıyorum, Türkiye de akıllı telefonum hiç bir zaman olmadığından whats up falan da kullanmıyorum.

Facebook u da kapatınca eskiden mesaj atan GERÇEK ARKADAŞLARIM aramaya başladılar olm görüşemiyoruz buluşalım diye. Yani sosyal ağlar sosyal olunacak son alan ama hepimizi kitlediler. :)

Ayrıca benim normal hayatta gerçek 3-4 arkadaşım var. Facebook ta 1200 ;)

Facebook u kapattığımdan beri dışarıda daha çok vakit geçirip, çok daha fazla sosyal ortama girip yeni bir sürü arkadaş edindim :)

Psikolojik Sebepler: Bıraktıktan sonra çok daha iyi gördüm ki, facebook diğer insanların hayatına baktığın ve kendini bilinçaltında kıyasladığın için bir şekilde insanı daha mutsuz yapabilmekte. Ya da başka bir kod var. Sistemin en büyük tuzağı sizin mutsuzluğunuz üzerine değil mi zaten? Bunun farkında olmak için facebooktan 2 hafta uzak kalmak yetti benim için.

Bu arada benim facebooktaki profilim son 5 yıldır yaptığım geziler nedeniyle gayet popüler ve sıradanlıktan uzaktı. Yine de bir kıyaslama yapıyor insan uzun süreli kullanımda hem de bunun hiç farkında olmadan...

Beyin kimyasını değiştermesi: Facebook gelen iletiler yoluyla beyindeki ödül mekanizmasını harekete geçirmekte. Bunu her gelen ileti öncesi acaba ileti gelmiş mi diye bakarken salgılanmaya başlanan dopamin salgısı ile yapmakta. Bu yüzden sadece ben değil etrafımdaki milyonlarca insan üst üste çok kısa aralıklarla sayfayı yenilemekte. Bu genelde bağımlılıklarda, seks öncesi, yemek öncesi, ve beynin ödül olarak gördüğü her durumda devam eden bir durum. Facebookta bunu yapmakta. Bu yüzden bağımlı yapıyor zaten.

Ayrıca uzun süre facebook ve diğer sosyal ağlarda zaman geçirirseniz bu sebepten konsantrasyon da düşmekte. Kitap okumak zorlaşmakta mesela. Dikkatimi toplayamıyorum uzun süreli kullanımlarda. 1 aydır çok daha konsantrasyonum yerinde ve kitaplarıma geri döndüm.

Hobbylerin kaybedilmesi: Eskiden yaptığım pek çok şey yerine, kendimi sürekli bu ekran karşısında bulmaya başlamıştım. Şimdi yeniden mesela stüdyoda kayıt yapmaya, spiritüel ritüelleri araştırmaya, arabayla yol yapmaya, doğada daha çok zaman geçirmeye, kitplara insanlarla daha çok buluşmaya başladım...

Bunun gibi daha onlarca sebep yazabilirim. Ama sebepler içim şimdilik bu kadar yeter.

İşin en komik tarafı, hani kapatınca her şeyi kaybedeceksiniz hissi var ya, işte o his kapattığınız an gidiyor. Facebook çok güçlü bir psikolojik bağımlılık yaratsa da, çıktığınız an bu kölelelik bitiyor.

Mahrum kalacağınız hiç bir şey yok. Haa kişiliğinizi facebook paylaşımlarınızdan yaratıyorsanız o zaman zor olabilir...Kapatırsanız kim beğenicek sonra sizi? ;)

15 mayısta kapattım ve sanki hiç kullanamamış gibiyim. Sigarayı bırakmışım kadar ferahlık sağladı da diyebilirim.

Benjamin şimdi sen, ben senin gibi kullanmıyorum bağımlı falan değilim diyebilirsin. Ya da bana binbir çeşit bahane sunabilirsin. Sen bilirsin. Ama bir gün bırakmak istersen ya da bıraktıysan ve yeniden başladıysan bu günceyi yeniden baştan okuyabilirsin. :)

Sonuçta hepimiz onaylanmış keşleriz...değil miyiz?

Kendimden bile bağımsız bir gün dilerim :)





istanbul
hosting