20 Haziran 2015, Cumartesi
saat: 10:00


Devam edelim. Şantiyede patron yeni arabasıyla giderkene önümüzdeki kepçeye bakarak aramızda şöyle bir sohbet dönyordu: "Lan olm ne güçlü makinalar bunlar ya, acayip ya şöyle güçlü böyle sikici" derken malzemesini bırakan kepçe geri geri gelmeye başladı, bizimki korna bastı, yok, vitesi geri atamadı gene korna çaldı yok. Kepçe geri geri kaportaya girdi arabanın anasını sikti.

Bizimki hışımla, küfürle çıkmaya çalıştı ama kapı da açılmadı. 3 gün önce aldığı arabann önü gitti. Neyse dışarı çıktı. Yaşlı başlı doğulu bir operatör amca kullanıyordu. Bizimki başladı "anasını siktin arabanın, şöyle böyle küfür küfür". Operatör amca da bağırıyor "sen ne benim götüme kadar giriyon?". Bizimki "ya sus sus, bak hala konuşuyo" şu bu.

Arada şu lafı da duydum "sen benim kim olduğumu bliyo musun? Şirketin adını söyle ben seni halledecem. Deken bizimkinin babası geldi, oldukça soğukkanlı, ağzında sigara. Ama oğlu yaşlı amcaya bağırmaya sövmeye devam ediyor, baba da "yeter!" diye bağırıyordu.

Yavaş yavaş patronun tandıları vs gelir. Ama hala operatör amcaya sövmeye devam eder. Operatör amca da düzgün konuş, sensin pezevenk, allaha küfretme lan" gibi dikkatli karşılıklar veeriyor. Gelen üst mertebe adamlardan biri bizim patrona gelir gelmez "yavşak yavşak konuşma lan, siktir geç şuraya" deyince içim fena ferahladı.

Neyse kepçenin sahibi şirketin patronu şuyu buyu da geldi. Jandarma geldi, sigortalar falan ödeyecek zaten zararı. En sonu güle oynaya, anlaşıldı, "cana zarar gelmesin, önemli olan o" diye halledildi. Ptron operatör amcadan epey bir özür diledi olayın sonunda, helalleştiler.

İlginç bi anektod da var. Patronun babası operatör amcayla konuşmuş. Babanın çalıştığı yönettiği (ne boksa) baraj inşaatında da operatörlük etmiş 20 yıl önce bu yaşlı amca. Adamın hikayesi iç burkan cinsten. Yetimhaneden kaçmış, buna acımışlar, işe alıp yetiştirmişler. Patronun babasına demiş ki, "ben yetimhaneden kaçtığımdan beri bu kadar küfür yememiştim" diye.

Neyse bizim patron durmamış tabii. O günün akşamı "yüksekteki adamlardan" birini aramış. Yalan yanlış olayı anlatmış. Herhalde işin tatlıya bağlandığına kendince inananmamış. Yüksekteki adam da karşı şirketi aramış, ne olursa olsun siz ödeyecceksiniz falan demiş.

Patron bunu bana anlatıyor iyi bir bokmuş gibi. Dayanamadım: Yav patron dedim, demek ki benim, senin gibi bi zengin piçiyle bi husumetim olsa ve ben haklı olsam, bir şekilde o zengin piçi hukuktan üstün bir şekilde benim hakkımı gaspedebilecek. Hani tartışıyoruz ya bu üülke neden böyle diye. İşte sen ve senin gibiler, en temel burjuva hukukunu bile hiçe saydığı için, dedim. İş tatlıya bağlanmış daha ne arıyosun amk, dedim.

...

Neyse böyle bir anı. Gönül ister ki -İzmir'de çalışıyorum ya güya, böyle karı-kızdan bahsedeyim, kim kimlee yattı, kim kimin sevgilisini kaptı falan gibi gözlemler yapayım. Ne yazık ki, itlik putluk ve ahlaksızlık cehenneminin tam ortasındayım. Bi daha kine içerisinde bir kadının da bulunduğu patronun yeni macerasını anlatacağım :)))

istanbul
hosting