23 Haziran 2015, Salı
saat: 03:29


Söz uğruna hayatı bir yalan gibi yaşadık.Ne kadar yalancıydık.Kurduğumuz oyunlarda oysa,her şey ne kadar inandırıcıydı.
Aşktan bahsettik,aşkı tanımıyorduk.Öldük,ölmüyorduk.Sadakatten söz ettik,sadakati bilmiyorduk.Sevdik,aslında sevmiyorduk.Aldık,veriyorduk;verdik,alıyorduk,Söz yerini buluyordu sadece,iyi düşüyordu,uygun.İçimiz bir hoş.Ha bire büyüyorduk.
Kaç kez yeri geldi diye cümleler sarf ettik aritmetik sağlamlığı bol formüller doğrultusunda.Söz yerini bulsun da!
Söylemesek ölürdük.
İnanmadan söyledik,yine öldük

Cok guzel canimiz sikiliyor. Biraz dagilir gibi oldugunda sikintimiz, kendimize imkansiz asklar yaratip, bayilana kadar icip Etrafimizdaki herseyi kirip dokerek daha da artiriyoruz.
Bizim en buyuk sermayemiz can sikintimiz, hic bir seye hayiflandigimiz yok.gecip gden guzel gnleri ic cekerek animsadigimiz da yok.galiba guzel gunler diye birsey yok. Kaldirimlarin bir halt bildigi yok. Hic bir devirde muhtesem olmadik.olmayan seyleri anlatip,olmayan eski kendimizle gururlanip Tanidik masallarla soslayip boktan hayatlarimizi, kendimizi ve etrafimizdakileri kandirmakta pek marifetliyiz sadece.hepsi bu...

Yapacak o kadar cok hata var ki, ayni hatayi yapmakta israr etmenin hic bir anlami yok.

istanbul
hosting