|
29 Haziran 2015, Pazartesi
saat: 01:09
kendimi çekiyorum. kaçınıyorum, reddediyorum. adı her ne boksa diyecektim ama yazdığım anda oturdu; reddediyorum. ve bunu kendi değer yargılarıma, presiplerime, beklentilerime, adı her ne boksa ona ters düşse de yapıyorum. insan gibi söyle "ben biraz yanlız kalmak istiyorum" di mi? yok söylemiyorum da. sadece görüşmeyi reddediyorum. açıklama yapmaktan, yanlış anlaşılmaktan ve yanlış anlaşılmayı engellemeye çalışmaktan BIKTIM. ilişki hakkında karar alıcı taraf olmaktan, açıklama yapan olmaktan BIKTIM. belki çocukça gelecek ama beni olduğum gibi görebilen insanlara ihtiyacım var. freudiyen, ödipal, kompleksif adı he rne boksa o zor yazılan şeyin hayatımın hikayesi olmasından BIKTIM. bu bıkma ile radikal kararlar alacak, hırslanacak bir durumda değilim. bulunmamın doğru olmadığı yerlerden ve kişilerden, hiç bir sorumluluk almadan uzaklaşıyorum. gereksiz sorumluluklar almaktan BIKTIM. daha önceleri böyle hissettiğimde bunu insanları beğenmemek, narsistik kişilik özelliği, kibir, adı herne boksa öyle bir şey sanacak kadar deneyimsiz ve depresifliğe yol açacağını düşünecek kadar da korkaktım. şimdilerde çoğunluktan farklı biri olduğuma inanıyorum. bunu seviyorum ve bunun beni biraz yalıtabilecek bir şey olma ihtimali ile barışığım. farklı olduğumu reddetmekle geçen, bunu tehlikeli bulan tarafımı gün geçtikçe terk ediyorum. artık yoğun mutluluk anlarım daha az ama çok daha samimi. buraya kadar olanı tekrar okudum da; radikal kararlar almış, hırslanmış gibi yazı olmuş. aslında bunlara da pek takılmıyorum, düşünmüyorum. özellikle son 2 haftadır neden insanların bazılarını saygısızca reddediyorum diye düşünmeye 10 dakika önce, bunu yazmaya başlarken başladım ve birazdan bitecek. telefonumu açmayabilirim, cevap yazmayabilirim, istemediğim yere gitmem, yapışkanlık edersen surat asarım, üzerime gelirsen kavga ederim. denklem basit, natürel yaşıyorum ve bu bazılarıyla çok iyi oluyor bazılarıyla olmuyor. şanslıyım çünkü özgürüm. evli değilim, aşık değilim, muhtaç değilim, çalışan değilim, patron değilim, baba değilim, yeğenlerim uzakta. özgür olamayıp benzer bir süreci yaşasaydım hırslanırdım sanırım, kararlar alırdım, yumruğumu masaya vurur artık böyle şöyle olacak diye kükrerdim. benim işim kolay, kaybedecek hiç bir şeyim ve hiç kimsem yok. sevdiklerimi kazanmadığım için kaybedemem. sevdiğim ama beni rahatsız eden insanları uzaklaştıracak kadar güçlüyüm. bu uzaklaştırma ihtiyacını hissettiğim insalara bazen kızıyorum. çünkü kendimi aslında çok kolay geçinilecek birisi olarak görüyorum ve problemli durumun sorumlusu olarak onu görüyorum. bu bazen yanlış bazen doğru. ama birşeylerin olması illa birilerinin başarısı değilken birşeylerin olmaması da illa ki birilerinin hatası değil. öyle bir hayal kırıklığı geliyor sonra da gidiyor. başka ne yapabilirim ki? | ||
|
|
||