|
24 Temmuz 2015, Cuma
saat: 22:34
Dört ay bekledim yazmak icin, bir zaman sonra artik kacamiyorsun yazacaklarindan ama hala o bazen icini sizlatacak gibi birsey yazmak sana. Kalbimin atisini burdan duyabiliyorum sanki kotu birsey yapmisim ve bunu herkesten gizlemisim gibi. Dunya hep ayniydi biliyor musun, sadece sen hep en guzeldin, su siralar izledigim filmlerin etkisi midir yoksa baska birsey mi ama bu dunya haricinde baska bir paralel evrenin oldugunu benimse seninle orada mutlu oldugumuzu hissetmekteyim. Nasil bir paralel dunya olurdu acaba, benim secimlerim yuzumden olusan bir zaman kaymasi acaba zaman nasil gecerdi oralarda, yine üşür müydük, tanidigimiz insanlarin senin yansimadan olusan bir goruntu oldugunu simdi daha iyi anliyorum biliyor musun bunu dusunuyorum( biraz once sebnem ferahtan sonra bach calmaya basladi hem de erbarme dich, hani yazmistim ya bu sarkiyi dinlerken kafenin birtanesini su basmisti ve o kafe benim yuzumden aglamisti o zaman baska bir kadina asiktim) İnsanlar diyordum degil mi, yanimda oldugun icin ne kadar guzellermis, o haberi aldigimda yani seni o kadar mutlu gordugumde baska biriyle, bu kadar seneyi ne kadar bosa gecirdigim icin kendime kizdim o hirslarimi dusundum yapay anlik hirslarim, sanki onlar olmasa gucsuz kalirmisim gibi ama bir zaman hep sunu dusundum sanki sonsuza kadar yanimda kalicakmissin gibi. Sanki hep beni sevecekmissin gibi, ben baska seylerden bahsederken acaba sen neler dusunuyordun, o fotografini gordugumde, ispartaya dogru gidiyordum, turistlerimle. Polis yolu kapatmisti eksi 20 dereceye ulasan bir soguk vardi, seni gezdirmek istedigim o denizlideki koylerin cogu tipiden gorunmuyorlardi bile galiba benim metaforum buydu, hayatima perde iniyordu, cardak yolundan gecemedigimiz icin uluborlu tarafindan ispartaya donduk ama ispartaya da varamadik iki yildizli bir otel buldum sonunda hemen kenarda, arabadan indim, otelin hemen onundeki kar birikintisini gordum yaklasik 1 metre kadardi, ne yaptim biliyor musun, ayagimi oraya soktum o kar birikintisine hayir yok icimin yandigi icin degil zaten vucudunun yuzde 70 i su olan bir canlinin icinin yanmasi mumkun mu soylesene? O kar birikintisinde kalirsam zamani belki durdurabilir belki de geri alabilirdim. Yapamadim, cok denedim.sonra o ruyayi gordum. Rüya: İnanilmaz sicak bir ege havasinda, spil dagi tarafinda turistlerle yuruyus turundayim, asagiya merkeze dogru iniyoruz, tunali gibi oluyor birden merkez oylesine gri. Ama ben severim tunaliyi bilirsin hani hic gormedigimiz tunali hilmiyi. Carsinin bir yerinde galiba ordan beraber gectik seninle, babana rastliyorum, beni taniyor. Bilincimde hala birisiyle nisanli oldugun gercegi var bu sebeple babani gorunce yuregim carpiyor yine uzuluyorum ama baban bunun tam tersine bana samimi yaklasiyor ve senin gaziantep universitesinde akademisyen olarak ise basladigini soyluyor beni bekledigini soyluyor senin. Cok kisa bir zaman sonra Gaziantep kohne bir kafedeyim kahvehane demek daha guzel olur cunku o kahvehaneyi Orhan Pamuk'un Kar kitabindan etkilenerek koydum herhalde rüyama. Universiteyi soruyorum, sehrin biraz disinda oldugunu soyluyorlar, bir cay icip dolmusa atliyorum, universite kantininde bekliyorum, ara veriliyor, seni goruyorum beni gordugun anda tutuluyorsun hicbirsey yapamiyorsun( ismini yazmamak icin zor tutuyorum kendimi) ve kosuyorsun bana kosuyorsun. Sariliyoruz ve iste o an herseyin bir ruya oldugunu anliyorum aksam vakti ruya oldugunun bilincine farkina vardigim icin yildizlar teker teker sonuyor bana sebebini soruyorsun, susuyorum cevap vermiyorum. Elele yuruyoruz, sanki bir sirrim varmis gibi sakliyorum senden bunun senin icin bir ruya benim icinse bir kabus oldugunu. Ruyalar, insanlar kendilerini iyi hissetsinler diye yapilmadi mi? Otele giriyoruz, madimak yaziyor ustunde, odamiza ciktigimiz anda nisanlini soruyorum, kim diye gulerek cevap veriyorsun, anlatiyorum herseyi sana. Boyle birseyin fiziken mumkun olmayacagini ruyalarin bile bazen hatirlanamayacagini soyluyorsun bana. Herseyi anlatiyorum ne kadar mutlu oldugunu mesela beni artik beklemekten vazgectigini, agliyorsun biliyor musun hickira hickira agladigini gordum, yildizlar teker teker gokyuzune geri geliyorlar gozlerinden. Tek istedigim bir opucuk uzun sancili bir opucuk beni unutma diyorum yeniliyorum o zamana her saniyede binlerce paralel evrene bolunen kendime. Nolur unutma beni diyorum, unutmayacagim diyorsun. Uyaniyorum. .............. Ozur dilerim hersey icin, her zaman yanimda olacagini uman o egoist kisiligim icin ozur dilerim, sadece gelecegi dusundugum zerre simdimize onem vermedigim icin. Ama beni hep kendime ceken birsey vardi, birsey hep uzaklastiriyordu sadece senden degil en sevdiklerimden bile. Oysa ihtiyacimiz olan sadece bir ruzgardi degil mi, yoksa biz de seninle Cennet Sinemasindaki gibi bir Marco Leonardi ve Agnese Nano olabilirdik. Kimseyi sevemiyorum biliyor musun, hayattaki en kotu seyin birini sevememek oldugunu anladim, galiba artik zaman cok cabuk geciyor benim icin, bir yerlerde belki karsilastigimizda benim ne kadar yasli seninse hala o cardakta gitar calan kiz oldugunu gormek beni saniyorum sasirtmaz. Cok guzel bir hayat yaşa Tugce, inanilmaz bir hayat. | ||
|
|
||