|
07 Ağustos 2015, Cuma
saat: 11:51
Düğüne tam bir hafta kaldı. dün eve gelip tatil kafasına girmemle birlikte iş yerinden bir mail. tam 232 sayfalık bir raporun edit edilmesi gerekiyor. gak guk da edemedim. nerdeyse 5 saatimi aldı. gece 12 gibi bavula eşya koymaya başlamamla bu sefer de bir telefon "emre ben S. başımız belada yardım et" Ne oluyor a.q dedim kendi kendime. yan komşum N. ve S. eve dönerlerken önlerine biri çıkıp tanışma teklifinde bulunduktan sonra takip etmiş ve tedirginlikle sığındıkları cafede karşı masalarına oturmuş. " erkek arkadaşınız yok mu yav sizin, neden beni arıyorsunuz" dedikten sonra birisinin memlekette diğerinin de İstanbul'un bi köşesinde olduğu cevabını aldım. Memlekete geçmeden önce sabrım sınanıyordu herhalde. Dur bakalım dedim ne olacak. senelik bitirim abi olma sıram gelmiş diyerek evden çıktım ve ablaları oturdukları cafeden aldım. herif harbiden karşılarında şapkasıyla oturuyor. muhtemelen madde bağımlısı ve gözlerini gizliyor. gecenin 12 si olmasına rağmen güneş gözlüğünü takıp gittim ve olaya el koydum. Ulan nasıl bir hayat yaşıyorsak bikaç saat içinde rollerimiz değişebiliyor ve kemik gözlükler yerini ray ban'e bırakıyor =) Yan dairede benden yardım isteyen ablanın son zamanlardaki tutumu ve yakınlaşma isteği malum. nasıl korkmuşlarsa eve buyur ettim ikisini de. bildiğin titriyorlar. son 1 ay içinde aşırı atakta bulundu kendisi lakin ilk kez gerçek bir nedenle kapımı çalmak zorunda kaldı. havanın sıcaklığına aldırmadan rahatlamaları için birer jagermeister ikram ettim. kapıcı abla temizlik için marc yüzey temizliyiciyi bol kullanınca merdivenlerden yuvarlanmış 2 gün önce N. ,Kol ve bacağındaki morlukları gösterip şanssızlığından yakındı. ben ise kendisine bir mesaj geldiğini söyledikten sonra telefonuna davrandı. mesajın telefonuna gelmediğini bildirip kemik gözlüklerimi taktım tekrar ve işaretleri takip etmesi gerektiğini söyledim. Muhtemelen hatalı yöne gidiyordu (!) Ben ise bu yönün ne olduğunu çok iyi biliyorum. Geçmişe teşekkür edip, gereken dersleri çıkarmak ve tüm senaryolara olumlu yaklaşmak ve doğru yoldan ilerlemek en güzeli. yalnız kaldığım gerçek bir anda not etmiştim zamanında. "Huzur gerçeğin olduğu yerdedir" diye. Gerçekten de öyle.. Bize ödül ve ceza yağdıran bir varlık yada mekanizma değil kastettiğim. İnsanın mutluluğu elde etmek için anlık çabaları olduğu gibi uzun vadeli çalışmaları da olabiliyor. her halükarda ödülleri de cezaları da yağdıran biziz. yani kendimiz. Yansıttığımız ne varsa geri geliyor hepsi o. bu monologları takiben, "Burada da kalabilirsiniz dememle birlikte" mesaj çoktan alınmıştı. evlerine uğurlarken kol ve bacaktaki morluklar için etoflam gel'i takdim ettim. Sabah telefonumda bir mesaj " herşey için çok teşekkür ederim" Bizler iyiyi hayal ettikçe herşey çok daha güzel... | ||
|
|
||