|
14 Ağustos 2015, Cuma
saat: 11:29
işte yine bir Ankara yazından sesleniyorum. [Yüzecek engin denizlerden yoksun oluşumuz( Ankaralılar olarak) günlerimizi bedbaht geçirdiğimiz manasına gelmemektedir efendim!] şehir sakin gibi geliyor bana. hoş eskiden tam anlamıyla boş olurdu her yer. şimdi iki tek atmaya gittiğimiz yerlerde bile kış kalabalığı mevcut. akşam yapmaktan en fazla hoşlandığım şey tabii ki Seymenler'e yanımda su ve meyvemle gidip önce uzun bi yürüyüş yapmak sonra da parkın sakin bir noktasında banka oturup akşam yemeği babında meyve tüketmek. Enerjim varsa bir yerlerde kahve içmeye oturmak değilse dönüş yoluna geçmek. Şu Ervand Abrahamian'ın kitabı İran merakımı iyiden iyiye alevlendirdi günce. Kitabı bilinçli almadım esasen, neye saldırsam ne okusam diye gezindiğim günlerden birinde baktım İş bankası yayınları'nda böyle bir kitap var, hem İran üzerine detaylı okuma da yapayım derken almak mantıklı gelmişti. Araya aman girdi okumaya hemen başlayamadım ama bu hafta ilerleme kaydettim. Şimdilik toplum yapısına devletin organizasyonunda dair kısmı okuyup bitirdim. Bu kitap kesmezse bir tık ilerisini nerden temin edeceğimi biliyorum en azından:) kendime not: sıcaklıklar insani derecelere düştüğünde Mersin 'e git. Yeğenle vakit geçir. Seni unutacak çocuk. | ||
|
|
||