01 Eylül 2015, Salı
saat: 11:18


2 ay böylece geçti... Yarın sabah tamamlanmış olacak.

Sensiz en fazla geçirdiğim zaman diliminde rekor üstüne rekor yaşıyorum - yaşıyorum işte.... ne tuhaf... Sen gittin de üstüne 2 ay yaşadık bile...............

Canım yanıyor mütemadiyen. Haftanın büyük bir kısmını unutarak geçiriyorum. Sonra bir anda mesela şirkette birinden gelen son maili açıp "başınız sağolsun" vs temalı bir şeyler görüyorum, bir anda "ne başı ne sağı" derken... hoooop... "sen babanı kaybettin" diyorum kendime. Gerçek kocaman bir tokat işte böyle konularda, suratına öyle acımasızca çarpıveriyor.

Bazen geceleri kopuyorum. Artık hırpalana hırpalana ağlıyorum falan...

Seni çok özledim laf bile değil. Dayanamıyorum artık sensiz olmak fikrine. Hala gelmedin bir yerden, hala ortaya çıkıp benim acımı dindirmiş değilsin, çok kırgınım sana. Ve iyi ki direnmedin, gittin sonunda, bu konuda çok huzurluyum... Seninle ilişkimizi bu şekilde sürdürmemiz mümkün değildi zaten... Seni daha bir tek saniye o halde göremezdim - ki ben görmeye dayanamıyordum, sen bunu yaşıyordun.

Çok dolu yüreğim. Çok çok büyük acılarla dopdolu. Kelimelerim, duygularım, hafızam, her şeyim taşıyor, tutamaz oldum.

Bazı geceler ağabeyin belli ki rakı masasında acıdan mahvolmuş bir şekilde bir şeyler yazıyor, eşek kadar olmuş bizlere sözüm ona sahip çıkıp babalık görevini yerine getirmeye çalışıyor. Kıyamıyorum, sen gittin gideli mahvoldu - her birimiz gibi. Bazı geceler ablam bir fotoğrafını koyuyor ortaya. Zaten evine gittiğimde gözümü ayıramıyorum fotoğraflarından. Saçmalığa bak, bu kadar da hayat dolu, daha düne kadar hayatta bir insandı yahu falan diyorum. Beynim algılıyor ama kalbim kesinlikle... Hala orada bizimle oturuyorsun. Bunu tek söyleyen ben değilim, hepimiz yanımızda olduğunu hissedip duruyoruz. Rüyalarımızda görüyoruz seni, kalbimizde hissediyoruz.

Çok zor geçiyor. İnsanlar nasıl geçtiğini merak ediyor ya, çok çok çok zor geçiyor. Öleceğim sanırım acıdan diyorsun, ölmüyorsun. O kadar dehşet bir şey. Daha 58 yaşındaydın... Ve ben yarınımız bile garanti değilken nasıl çocuk yetiştireceğimi düşündüğüme inanamıyorum.

Mutlu olmaya da çalışıyorum aslında. Olacağım da, inanıyorum. Ama parçalanıyor şu an ruhumda, bedenimde bir yerler sürekli. Zor olacak.

Seni seviyorum, seni hala hep seviyorum....



istanbul
hosting