|
28 Ekim 2015, Çarşamba
saat: 08:25
günaydın günce. evet rüyamda gördüm seni :) Eğer tam hatırlayabilirsem bu rüyayı çok iyi olacak çünkü altında yatan çok şey olduğunu seziyorum. Şimdi başlarını tam hatırlamıyorum fakat şato gibi biryer vardı. Varlıklı bir ailenin turkuaz renkli bir elbise giyen kızı.. sabah kalktığımda apar topar uyandırdılar beni. borçlarımız yüzünden o kızla evlenmek zorundaymışım.(borçların bize mi onlara mı ait oldupundan da ein değilim :) Sabah kalktıktan sonra annem apar topar bunu ailemiz için yapmak zorundasın dedi bende sabahları kalktığımda gelende pek birşey düşünemediğimden smokin giydim ve bu şato gibi olan yere gittik. düğün hristiyanların düğününe benziyordu, ama tam olarak da değildi. büyük bir salonda sadece bir avuç kişi vardı... kızın en yakın 3 arkadaşı annem babam ablam ve kızın annesi ve babası.. dur dur .. 2 tane de erkek vardı ama kızın yakın arkadaşı değiller sanırım. sonradan arkadaş oluyoruz. herneyse çember şeklinde biraz bekledik ve tamam bitti dediler. ben de şimdi evlimiyim dedim.. evet! nedense ilk olarak aklıma facebokdaki durumu güncelleyip evli yapasım geldi. aklımdan birilerini kıskandırmak geçiyordu, yada şaşırtmak.. ama kızın yüzünü bile görmemiştim, gelini öpebilirsiniz faslı yoktu ortalarda. Ailemle birlikte düğünden sonra eve döndük. şaka gibi geliyordu. herşey yavaş yavaş oturmaya başlamıştı. kız yabancı asıllıydı ve onlarda görücü usulü gerdek olacağını sanmıyordum. çok da hevesli değildim zaten. aklımda sadece olur da beni reddederse diye geçiyordu sonra bir cafe gibi biryerde buluştuk. o iki erkek ve ben oturuyorduk. sonra 2 kız arkadaşı ve bu geldi .. dikkatlice bakabilmiştim. çok güzeldi, yüz hatları muhteşemdi. vücuduna zaten diyecek birşey yoktu. çok heyecanlanmıştım. oturmak için sandalyeleri yaklaştırıyorlardı yanımıza. aklımdan geçenlerse yanıma mı oturacak yoksa araya birini mi koyacak diye düşünüyordum. sonuçta karımdı. sağ tarafımda boşluk vardı oraya çekeceğine sol tarafıma oturdu ve onun da sol tarafında arkadaşları vardı. muhabbetten dışlandığmı hissedip umutsuzluğa kapıldım. sessizce uzun süre oturdum. ordan çıkıp evlere dağıldık. şatoda bizim odamız vardı. birkaç birşeyler içip odamıza geçtik. az bir sevişme denemesinden sonra "yapamayacağım" dedi.. ben biraz ısrar ettim ama olmayacağı belliydi. hiçbirşekilde bana yakınlık göstermedi, isteği de yoktu. sonrasında başka yerde uyuyacağını söyledi. ben reddettim. yatağı ona verdim kendim geçtim o kanepeye. Tyrion Lannister gibi hissediyordum kendimi :)) ertesi gün bu iki erkek le birlikte kaya tırmanışına gittik. şato bir vadinin dibindeydi ve hala akan ufak bir nehir vardı ve bir köprüyle bağlanıyordu. tırmanış yaptığımız yer vadinin diğer tarafıydı. baya yükseklere çıktık. gaflete düşüp aşağıya bakmaya yeltendim.. çok korktum ve donakaldım. ne yukarıya gdebiliyordum ne aşşağıya. kaslı olan yeni arkadaşımdan yardım istedim. elimi tut ve beni düzlüğe çek dedim. önce tereddüt etti yapabileceğinden ve sonra yapmaya çalıştı. sağ ayağı kaydı ve kaydı.. ama elinden tutuyordum. farkında olmadan güçlü olduğumu gördüm. onu sağ tarafa savurdum ve oraya tutundu. sonra o da beni çekti yanına . orda bir düzlük vardı orada bekledik biraz. dürbünümü alıp vadinin diğer tarafına baktım. çok güzel görğnüyordu şato. bahçesinde karımı ve arkadaşlarını gördüm. konuşuyorlardı. ne hakkında konuştuklarını elbette duyamıyordum ama benim hakkımda olduğundan emin gibiydim ve dalga geçiyorlardı. -----sonuç---- Sanırım aşağılık kompleksim tekrar su yüzüne çıkmaya başladı. bu yazıdan anladıklarım bunlar. ha birde korkmasam gizli bir gücüm varmış meğersem :) | ||
|
|
||