03 Kasım 2015, Salı
saat: 20:34


Allam yarın öğleden sonra İstanbul'a gideceğim için çok mutluyum.


Bu akşam çok geç çıktım işten. Bi firmanın exim kredisiyle ilgili sıkıntı oldu, onu halletmeye çalıştık. Neyse oldu en nihayetinde. Hatırlat da Genel Müdürlük'te çalışan ve bana acayip yardımcı olan adama bi teşekkür edeyim yarın. Hatta CC'ye müdürlerini falan da koyayım ki onore olsun. Böyle küçük jestler güzeldir.


İ., benim ilk sevgilimdi, 17 yaşında falandım. 2 sene birlikteydik, sonra ben onu hala son derece mantıklı gelen bir sebeple terkettim. Çünkü artık sevmiyordum. Yani seviyordum da, o şekilde değil. Yine olsa yine terkederim. Neyse. Sonra tabi koptuk gittik. Yıllar sonra sanal alem sağolsun bi şekilde iletişime girdik. Bu zamana kadar birbirimizin doğum gününü kutlama, arada hal hatır sorma dışında bir aksiyonumuz da olmadı zira kendisi evlendi ve acayip tatlı bi oğlu oldu. Geçenlerde İzmir'e geleceğini ve beni de görmek istediğini söyledi. Hayhay tabi, neden olmasındı? Evlendi diye adamla oturup bi kahve içmeyelim mi yani? İçelim. Fakat yeni öğrenmiş bulunuyorum ki, karısıyla birbirine girmişler. Bu evliliğe çocuk için katlanıyormuş. Uzun zamandır zaten bitmişmiş. Lan olm o zaman neden feysbukta mutlu aile tablosu çizip duruyorsunuz? Hepiniz öylesiniz aslında. Dışardan her şey bal börek, ama aslında bi boka benzemeyen bi hayat. Kimi ikna etmeye çalıştığınızı gerçekten bilmiyorum. Velhasıl kendisiyle kahve içerken, eğer karısını hala seviyorsa bu kadar kolay pes etmemesi üzerine nutuk çekeceğim. Ama sevmiyorsa bilemem. Canı ne istiyorsa onu yapsın.


Amaaaan, en güzeli tek başına olmak bak. Ama yalnız olmak değil, tek başına. İkisi arasında dağlar kadar fark var. MALT'ın da dediği gibi; ''Hepsi aynı işte, ilişki.''




Valizimi hazırlayayım artık ben.

istanbul
hosting