|
04 Kasım 2015, Çarşamba
saat: 07:20
Birbirlerinin gözlerinin içine bakarak yavaşca katana'larını kınlarından çıkarırlar.Kılıcın hangi pozisyonunda,vücudun hangi açıda ayakların hangisinin önde olduğu bellidir.Bir an için gözlerini kapatırlar ve Satori denilen durum gerçekleşir.Satori karşındakinin nasıl bir hamle yapacağını zaten bilmektir.can alacak darbenin kaçıncı hamlede geleceği bellidir.ikisinde de heyecan adına bir gram duygu yoktur.milyonlarca kere antrenman yapmışlar binlerce düelloya girmişlerdir.ne çevre şartları ne mental nede duygusal durumları birazdan gerçekleşecek ölümü engelleyebilir.sadece kuralların dışına bir an için çıkan veya daha az antrenman yapmış olan sözgelimi üçüncü değil dördüncü hamleyi yanlış tahmin eden boynundan başlayıp böbreğinde sonuçlanan bir kesiğe kavuşur.Kazanarak Katanasındaki kanı silkmekle meşgul olan samurayın içindeki tek duygu zannedildiği gibi zafer değil biraz evvel ikiye biçtiği rakibine karşı derin bir saygıdır. Hayatında az sonra olacak olanlara heyecan endişe tedirginlik ve korku ile yaklaşan herkeste temel sorun bellidir.hazır değildir..hazırlanmamıştır.bu konuda kendine istediği kadar yalan söylesede kendisi bu yalana inanmaz..hazır olan ciklet çiğnemek kadar rahat ve sıradan hale gelmiş bir düelloya içinde hiçbir rüzgar esmeden çıldırtıcı bir sessizlik ile gözlerini satori anı için kapatabilir.. Bu yazının bir belgesel halinden çıkıp bir günceye dönüşmesi için son paragraf ise kendimi hazır zannettiğim tecrübeli zannettiğim çocuk oyuncağı zannettiğim bir çok şey için aslında hazır olmadığım gerçeği ile dün akşam saatlerinden beri yüzleşiyor olmam. Shostakovich'in sinir bozucu valsi eşliğinde birde..hayat çok zor.. www.youtube.com/watch?v=mmCnQDUSO4I | ||
|
|
||