|
06 Kasım 2015, Cuma
saat: 01:04
Sabahtan beri yerdemiyim göktemiyim bilmiyorum, çaresizliğin,eli kolu bağlanmışlığın içimi kemirdiği başka bir günüm daha olmadı,10 yıl yaşlandım duyduğumda, boğazımın tam orta yerinde istanbulun en büyük yangını başladı alevleri kalbime sıçradı,rengim benzim attı,nefes alamadım. Lanetliyim artık başka bi açıklaması yok. Araba çarpmış o gözlerimin içine bakıp kalbimi avuçladığı günün akşamı hemen dükkanı kapattıktan sonra, her sabah mutlulukla gittiğim o yerde kapı duvar olunca yandaki esnafta o bayana araba çarptı deyince yığılıp kalıcaktım nerdeyse, nesi oluyosun deyince arkadaşıyım ama telefonu felan yok nerde hangi hastanede biliyomusunuz sorularına cevap bulamadım. Civardaki tüm hastaneleri dolaştım, elimde sadece bir isim var başka hiçbirşey yok. Hiç birinde bulamayınca karakola gittim, bize böyle bi vaka bildirilmedi dediler, çıktım karakoldan dışarı bir adım attım 2. adımda kaldırıma çöktüm. resmen çaresizlğime ağladım ya. Tophane-beşiktaş-cihangir sokaklarında yürümekten geberdim. Canımın acısından gene dükkanının önüne gittim en son, telefonumun şarjı bitmişti,vücudumda ağrımayan tek bi kemiğim kalmamıştı. çöktüm dükkanın önüne, yan taraftan bir dayı geldi, evladım sen sabah buraya gelmemişmiydin, yokmuş bişeyi arkadaşının ufak bi sıyrıkla atlatmış dedi. Bu kezde sevinçten ağlamaya başladım. sabah olmasını bekliyorum,onu görmem lazım,bu sıkıntım anca onun gözlerinde bitecek. canına yandığımın hayatı benimle taşşak geçmeyi öyle seviyo ki,öyle oynuyoki benimle. ama bigün bu hayattan intikamımı mutlaka alıcam. buda ona dert olsun. | ||
|
|
||