|
10 Kasım 2015, Salı
saat: 01:08
Ve döndüm. 2.5 senelik küskünlüğün ardından. bugün yeniden eskisi gibi çalıştım. hatta eskisi gibi değil, çok daha istekli arzulu bir şekilde. 2.5 senenin verdiği bir açlık var üzerimde. birşeylerin değiştiğini hisssediyorum hem de çok. 2.5 senede hayatımda değişen şeyleri göz önünde bulundurursak bendeki farklılığın ne kadar derinden geldiğini görebiliriz. aslında 2012 nin aralığında bırakmıştım çalışmayı. küsmüştüm, küstürülmüştüm. yaptığım şeyin hiç kimseden değer görmediğini görmüş, bilakis değersiz olduğu hissettirilmişti. zaman zaman geri dönme çabalarım oldu ama kırgınlığım geçmemişti. yaraların sarılması bu zamana kadar sürmüş demek ki. son günlerde bir istek belirdi tekrardan içimde. yavaş yavaş çalışmaya başladım. aslında son 6 aydır bunun için uğraşıyorum. 3 sene önce içimdeki ateşi hatırlıyorum da... zuko nun çocukluğu gibiydi. şimdiyse durum farklı. neden bazı şeyleri anlamam çok zaman alıyor bilmiyorum. belki de o zaman yeterince kendimi vermiyordum. ama bu doğru değil. bütün hayatım buydu. fakat tam da bu değildi aslında. kendimce mazeretlerim vardı. şimdi ise olgunlukla yaklaşıyorum. nasıl? kafa yoruyorum. düşünüyorum nasıl yapmam gerektiğini. daha iyiyi hedefliyorum. -herkes daha iyiyi hedefler? -nasıl kendimi geliştirebileceğimi sorguluyorum. bunun için gerekli olanı yapıyorum. çalışırken kendimi kontrol ediyorum aynı zamanda. sanırım ilk defa bu işi bu kadar bilinçli yaptığımı hissediyorum. evet. gerçekten özgüvenim çok yükseldi. ne yapmam gerektiğini ve nasıl yapmam gerektiğini biliyorum artık. geriye sadece yapılması gerekeni yapmak kalıyor. kendi kendimin yol göstericisi olacağım hiç aklıma gelmemişti. çok acayip bir duygu bu. kendimle ders yapıyormuş gibi hissediyorum. kendi kendime ders veriyormuş gibi :) işin gerçekten göt isteyen kısmı ile karşı karşıyayız şimdi. ama diğerleri gibi "bizden geçti yeaa" insanı olmayacağım çok açık-tı. her zaman. abimin bir lafı vardı sen arap atı gibisin, sonradan açılırsın." insanın kendi gelişimini görmesi, incelemesi-inceleyebilmesi ne acayip lan. aynı o yıllar önceki sevinç,mutluluk var içimde. bundandır bu pekiştirme sıfatları. biliyorsun duyguları hep uçlarda yaşıyorum. mutluysam dibine kadar, mutsuzsam keza aynı. bir kere kafanı o kumdan çıkardıysan geri sokmak çok zor. en azından benim için. hiç birşey yapmadan ölü taklidi yaparak dolaşmak benim harcım değil. istediğim herşeyi elimden geldiğince gerçekleştirmek için uğraşacağım. önümde 40 sene var (tabii bir sakatlık çıkmazsa). 40 sene dolu dolu geçirmek için çok uzun ve değerli bir zaman. umarım 40 sene sonra bu yazıyı okuyabilirim. o zaman ne hissedeceğimi, neler söyleyeceğimi çok merak ediyorum. zaman lütfen yavaş geç! | ||
|
|
||