|
11 Kasım 2015, Çarşamba
saat: 02:00
Yarın bu şehri terk ediyoruz. 30 sene yaşadığım bu şehri özler miyim bilmiyorum. Evimizi kiraya vermeyelim dedik, şimdilik. Bir bakalım orada yaşayabiliyor muyuz. Yaşayamazsak buraya dönüp iş aramaya devam :) bu ihtimal bana hiç olmayacakmış gibi geliyor nedense. Bekleyip görelim. Annem için üzülüyorum. Gidişimize en çok o üzülüyor. "Bi siz gidip geliyordunuz şimdi siz de gidiyorsunuz" gibi acıklı cümleler kuruyor. Gitmeyelim diye her şeyi denedi, bir bana iş bulmadığı eksik kaldı, ona kalsa iş de bulur aslında :) Annemden anlatmaya başlamışken biraz daha devam edeyim. Bugün çorba yaptı, ne bulduysa koymuş çorba olsun diye, tadı oldukça kötü sayılabilecek bir işe imza attı. Haliyle beğenmedik, bunu da kendisine söyledik. Biz onun yemeğini beğenmediğimiz için o da karımın yaptığı içli köfteyi eleştirmeye başladı :) daha yapım aşamasında karışmalar konuşmalar, klasik annem tripleri :) şöyle yap böyle olur mu falan derken dayanamadık sorduk: "anne kaç kere içli köfte yaptın bugüne kadar?". Kendisi yapmamış ama yapılan ortamlarda bulunmuş :) bilgisi olmadan fikri oluyor her zamanki gibi. O'nu bırakmaya çıktık, çıkarken bir yığın gereksiz şey saydı "anahtarınızı almayı unutmayın" gibisinden. Sonra yoldayken telefonunu evde unuttuğunu fark etti, onca yolu geri döndük. Vallahi çok seviyoruz, sürekli iyi anıyoruz ama yakınlarda olunca sabırları zorlayan bir insan oluyor ama çok tatlış her ne olursa olsun :) Bizim ufak televizyonu uçağa alırlar mı bilmiyorum :) tarttım 4,5 kg. Ona güzel bi paket yapsam, Xbox bir çantada, laptop elde, tv öbür çantada minnoş minnoş binsek bişey demezler umarım :) yoksa sıkıntıdan kendimi pıçaklamıyım oralarda :( | ||
|
|
||