|
13 Kasım 2015, Cuma
saat: 08:00
Son zamanlarına yetiştiğim için bir türlü içinden çıkamadığım ve -lan bu adam bu kadar nasıl asil bir adam olabilir diye düşünüp durduğum rahmetli Halit dedemin ölüm yıldönüymüş dün. İçinde bulunduğu çevreye,cehalet oranına ve yokluğa bakınca pratikte fazlasıyla zor bir süreçten geçtiği belliydi ama ben küçük bir çocuk olduğum için ondaki farklı havayı sadece hisseder ama isimlendiremezdim.Karısı(yani babaannem) evlatları ve çalışanları ondan korkardı ama bu korku ve saygı eşit orandaydı.yine o küçük yaşıma rağmen bunu da hissederdim.bir açıdan bakınca kibir başka bir açıdan bakınca hak edilmiş bir özgüven olarak görünen tavırları bir çok insan için karşısında erime başlatıyordu..gözlüklerinin üzerinden bakınca bir diz titremesi şeklinde başlıyordu olay..bunu bir çok kez dağ gibi babamda bile gördüm.. Sidikli derdi..beğenmediği sevmediği hatta küçümsediği insanlar için..bana hiç demedi..sadece güvercinleri aç bıraktığım için kızmıştı bi kere..o da koca fabrikanın ve 40 kişilik işci kadrosunun önünde olduğu için yetmişte artmıştı bana.. O zamanlar aile ile ilgili aldığı kararları babamların amcamların halalarımın aragazı ile bende çok eleştirmiştim ama aradan 35 sene geçince insan -vay lan haklıymış adam diye düşünmeden edemiyor.. Bir ezik ve bir kibir abidesi olarak iki farklı uçta dönüp dolaştığım hayatım boyunca transit geçtiğim yaşam koçunu veya örnek insanı neyse ney işte anladım sonunda.. 35 sene evvel ölmüş Rahmetli dedem Tatar Halit.. Duyguların ve zeka'nın kullanım oranları ve yerleri hakkında ciddi sıkıntılarım var evet..ve dün gece bir ölüm yıldönümü hasebiyle zihnimde dolaşıp duran şeyler tesadüf olamaz.. www.youtube.com/watch?v=p4ovLrvq2do | ||
|
|
||