29 Kasım 2015, Pazar
saat: 12:24


Kedimin kör etmeyi hedeflercesine yırttığı gözümde cuma var olan iyileşme aşırı kullanmam sonucu gerileyince, iki gündür gözümü kah bantlayarak kah açarak geziyorum ve fakat, elbette ki bantladığım-kapalı tuttuğum sürenin açık olan süreye oranı binde bir civarında olunca, dün gece yatmadan önce dişleri fırçalamak vs maksadıyla lavaboya gidip aynaya baktığımda “aman tanrım” kelimeleri dudaklarımdan dökülmezse olmazdı. Zira iyileşti galba ehe diye sevindiğim gözümü, 1 gün içerisinde eski haline yakın bir duruma getirmeyi becermiştim ve aynadan bana bakan kadın exorcist gibiydi. Kıpkırmızı bir sağ göz, mosmor bir göz altı, şeklinde. Zaten inanılmaz bir batma yaşıyorum falan…



Neyse bunun gazıyla sabah yatakta keyif yaptım. Amacım hasta olduğum için gözümü dinlendirmekti. Kahvaltı sonrası sünem sünem mırıldayan kedimle yatağa girip biraz bakıştıktan sonra, gözümü dinlendirmek için girdiğim yatakta kitap okumaya (??) karar verdim. Ama o an içerisinde çok mantıklı geliyor yaptıklarım. Tek gözümü kapattım başladım okumaya - fakat işte bi ara açmışım ne araysa, açık gözle gınam gınam kitap okuyorum. Gözüme giren sancı sonucu, oldu o zaman diyerek kitabı yatağın altındaki kitaplığa -evet süper bir yatağım var- uzanıp koyduktan sonra, uyumaya karar verdim. Uyurken de ne hikmetse, aklıma 2 sene önce tatlı çinli arkadaşımdan yediğim kazık geldi. Bisikleti bana ver ben bırakırım dedikten sonra, ben Tokyo’dayken ayrılacağım günden 3 gün önce -yani olaydan yaklaşık 4 gün sonra - kaldığım yerden “ee üü zeynepsan hani bisiklet?” gibi bir mesajın geldiğini hatırladım. Kötü olan beni Türkiye’de bildiklerinden atlayıp metroya fln gidip kızdan bisikleti (yapacağın işi …yim) diyerek alıp geri de veremiyorum. Daha komiği kıza ulaşamıyorum. Bayılacak gibi olmuştum. Derken üzerine hocamdan “sana inanamıyorum beni hayalkırıklığına uğrattın bu kadar sorumluluk sahibi bir insan olarak bunu yapmamalıydın” gibisinden gelen bir mesaj geldi. Yemin ederim kan beynime sıçrıyor hala. Neyse ki durumu anlatmıştım da, çinli tatlı arkadaşımın söylediği yalan ortaya çıkmıştı da ben temize çıkmıştım. Bisiklet de yerine gitmişti. Bunları düşünürken bi anda kendime öğüt vermeye başladım. Yok efendim başıma böyle bir şey getirmemek için şöyle böyle davranmalıyım nasıl yaparım öyle bir hata, inanmamam lazımdı fln diye kendimi yargılamamın sonucunda bir anda, ya ben hoca olsam mülakatte kendime ne sorarım diye düşünmeye başladım.. hımmm mesela ne yaptığımı sorarım Japonya’daki enstitüde - kenara not düş zeynep, şimdi gidip raporu çıkarıp çalışmalısın; sonraaaaaa kıkırdak kemik sorarım mesela, spine grubuna gidicem biraz omurga anatomisi… falan derken AAAAA DİYEREK KALKTIM YATAKTAN..



Gittim süt ısıttım, sana bunu yazıyorum, az sonra Japonca çalışacağım.. Daha sonrasında güzel bir haftalık plan yapacağım



ben dinlenemem. Gerçekten. Hani uyu dinlenirsin derler ya. Yok uyuyamıyorum. Ama bu söylenmek değil. Bir şekilde kafan rahatsa uyuyarak değil çalışarak da dinlenirsin ama önce o kafayı bi rahatlatmak lazım sanırım

istanbul
hosting