|
30 Kasım 2015, Pazartesi
saat: 19:08
Büşrasız geçen tam 7.gün yani 168. saat 10080.dakika. Babaannesi rahatsızlanınca memleketine rizeye yol almış, yandaki antika satan arkadaşından öğrendim. zaten dükkandaki tadilatta bitmemiş daha diye gitmiş güzel gözlüm:( onsuzluktan kafayı yememek için sürekli kitap okuyorum boş kaldıkça. kitap okumak kadar beni sakinleştiren bişey yok, aslında var onun gözlerine bakmak. ama o burda olmadıgı için fyodorun gözlerine bakmak zorundayım:( neyse biraz kültürlendireyim sizi. resim sanatında bruegel'in yeri bende hep ayrıdır, bir picasso,bir van gogh tablolarınıda izlemek hoş ama nedense bu hollandalı abimiz bende hep daha farklı duygular uyandırıyor. imgur.com/EvmHbvP Bruegel'in "Karnaval ve Perhiz Arasındaki Savaş"ı bu; tablo 1559'da tamamlanmış. Tablo’da bir yanda gündelik hayat diğer yanda ise hem bu hayatı disiplin altına almaya çalışan yüksek otorite resmediliyor. Daha önce de bahsetmiş olmam gerek, Bruegel ve Flaman toplumu için o dönemdeki yüksek otorite Katolik Kilisesi’dir. Karnaval dönemi, Aralık ayının sonunda ya da Ocak ayının başında başlar, kırk gün sürecek olan Büyük Perhiz’in arife günü sona ererdi. Büyük Perhiz ise genellikle Mart ayının sekizinci günü başlardı Karnaval süresince gündelik hayata ilişkin pek çok öğe tersine çevrilir; yasaklar ve kısıtlamalar Karnaval süresince askıya alınır. İktidar(lar) bu yüzden karnavalları sevmez; gülen, eğlenen insandan daha tehlikeli ne var ki? İslam'da gülmenin ayıplandığını, çok gülmenin yasaklandığını unutmayın. [Az gülsünler, çok ağlasınlar! - Tevbe 82] Biraz da, Nietzsche’nin Tragedyanın Doğuşu'nda işaret ettiği Dionysosçu ve Apollucu bir çatışma bu. Ama çok daha keskini ve karanlığı. Karanlığa karşı gülmeniz, eğlenmeniz, doyasıya dans etmeniz dileğiyle.^^ www.youtube.com/watch?v=JJS5ywEIsA4 | ||
|
|
||