03 Aralık 2015, Perşembe
saat: 22:11


savaş olursa kendisinin cepheye gitmekten çekinmeyeceğini zikreden ve bu sayede tatmin ettikleri onur ve gururlarınca, cepheye gitmeyeceğine inandıkları insanlara hakaret etmeyi kendine hak gören bir sürü insan kaynıyor ortalık.
Yanı sıra, verilen tepkinin haksızlığına dair ağzını açan bir insan gördüklerinde, kendisini vatan haini olmakla, sırf Erdoğan'a karşı durmak yüzünden vatanı satmakla suçlayan bir çok insan da var.
Bu insanlara göre "vatan" dedikleri toprağın savunulması için illa ki ve pek tabi olarak kriz durumlarında en baştaki güce biat etmek gerekmekte, ve gerekirse cepheye gitmek gerekmekte.
Ne yazık ki, biat kelimesi anlamı ile tabiet, tabi olma, tebaa olma kavramlarını da barındırabilen bir kelimedir, ve şöyle bir yakın tarihimize - ki isterseniz daha önce bu topraklarda süre gelmiş ve bu halkın tarihini oluşturan ya da bu halkı varlığı ile tarihsel ve kültürel olarak besleyen diğer ülkelere baktığımızda, en basitinden bizim insanımızın zaten henüz içerisindeki birlik olma, halk olma bilincine erişememiş olmasının en büyük sebebinin teba kavramı olduğunu göreceksiniz.
Ve elbette ki tebalıktan kurtulamayan halkların da barış ve huzur içerisinde bir arada yaşaması gibi bir durumun mümkün olamayacağını ya da olmadığını çok rahatlıkla tarih ve sosyoloji ile ilgili kitapları okuduğunuzda yaşanmışlıklara bakarak ispatı ile göreceksiniz.

Oysa ki benim kafamdaki vatan da, Türkiye de bu insanların aklında yarattıkları kavramlardan ve imgelerden çok daha başka. Bir çoğunuz vatanı dendiğinde "altında binlerce yatan olan toprak " olarak algılayabilir ancak bence vatan dediğimiz şey altında yatanlarla değil üzerinde yaşayanlarla var olabilir ancak. Altında yatanlarla var olabilecek toprak parçaları yalnızca mezarlardır ve güzel kardeşim sen bu mezarların "senin vatanında" var olmasını istiyor isen, o toprak üzerinde yaşamayı öğrenmek zorundasın. Ve ne yazık ki halk olmayı, birlik olabilmeyi, ve yeri geldiğinde tartışabilmeyi zıt düşebilmeyi öğrenmelisin. Ve fakat bunların hepsini tabiet kavramı içerisinde değil düşün kavramı içerisinde yapabilmelisin.
Elbette bu kadar kısa bir zamanda bunların olmasını ya da katastrofik olaylar zinciri olmadan bu bilincin gerçekleşmesini beklemiyorum artık. Bu da toplumsal evrim dediğimiz bir olay ve yavaş da olsa biz de o yolda ilerleyeceğiz.
Ama sen ne dersen de, türklük de türkiyelilik de, adını ne koyarsan koy, bu ülkenin insanı olmak, bu ülkeye ait olmak, senden sonra gelecekler için bu ülkenin bireyi olmanın "lanet" bir durum olmamasını sağlamak için çalışmalısın.
Sana atalarından yadigar kalan cesetlerin altında yattığı toprağı korumaktan ziyade onların tarihlerini kültürlerini bu topraklar üzerinde acı çekmeden yaşayabilecekleri bir Türkiye'yi gelecek nesillere aktarma ödevidir.

Bunun yanı sıra "ülkenin birliğini ve bütünlüğünü" savunmak demek eline silah alıp cepheye koşmak değildir. Sen göremiyor musun ki, şu anda hem nato ülkeleri hem rusya hem de diğer ülkeler tarafından kuşatılmış durumdasın aslında. Çünkü ZAYIF HALKASIN. çünkü "müslümansın" çünkü "hrsityan değilsin" çünkü "türksün, kürtsün, vs" sin değil güzel kardeşim. Çünkü asyayı avrupaya bağlıyorsun da değil. Emin ol orta çağda değiliz güzel kardeşim. Ve kafanda yarattığın beyaz kağıtlara basılı renkli haritalardaki kadar basit değil ülkesel dinamikler. Şu noktada, senin X y ve ya z ülkesi ile gireceğin savaş ancak ve ancak ülkenin daha fazla parçalanmasına sebep olabilir, daha da zayıflamasına yol açabilir, daha da ortadoğu olmana neden olur. Oysa ki, sakin kafa ile savaşmadan izlenecek diplomatik ataklar ve satranç hamleleri seni içerisinde bulunduğun zor durumdan kurtaracak hareketler içerisinde yegane öncelik taşıması gerekenlerdir.
Dolayısı ile, eline silah alıp cepheye koşmanın zerre mantıklı bir hareket olmadığını görebileceğine inanıyorum, ve senin gibi düşünmeyenleri ötekileştirmenin de...

Önce birey olarak kendi farkına varmalısın, daha sonrasında sana topraktan değil kültürden kalan miras nedir buna bakmalısın.
Senin ödevin, sorumluluğun aldığın nefese karşı değil yalnızca. Senin sorumluluğun üzerinde doğup büyüdüğün ülkede yetilecek olan nesillerin mutlu olabileceği bir Türkiye yaratmak güzel kardeşim.


istanbul
hosting