|
04 Aralık 2015, Cuma
saat: 07:55
dün aksam japonlarla gene muhattap olmak zorunda kaldım, adamlar ömür törpüsü hallerinden hiç bişey kaybetmemişler. katil olmama ramak kalmıştıki çetin abinin hadi gidiyoruz diye beni dürtmesiyle bu fikri bi süre erteledim. sabahtan avmleri halledip günü erken bitirmeye çalışıcam. dün rakıyı biraz fazla kaçırdım gene sabah sabah başım çatlıyor.bugün dügün dernek filmi cıkıyodu ona gidip biraz gülelim bari. tabi öncesinde büşraya bir ugrayacagım. bu arada tophane duragının arkasında yatan bir kedi var beyaz üstüne turunculu işte onunla geçen gün konuştuk otobüs beklerken. bi yandan onun başını okşarken bi yandanda ona büşrayı anlattım. sonra iyice gözlerime bakınca baksana senin adın ne diye sordum cevap alamayınca demek bi adın yok o zaman senin adında büşra olsun dedim. eger oralara ugrarda o kediyi görürseniz onun adı büşra haberiniz olsun. idefixten 5 tane kitap siparişi verdim,bian önce kavuşurum umarım zira fyodor'un 3 novellasıda bitmek üzere. fyodordan bahsetmişken, biricik sevgilim Varvara Alekseyavna ... ya şu perde konusunu nasıl buluyorsunuz Varenka? çok hoş değil mi ? perdeyi indirdiğiniz zaman "iyi geceler Makar Alekseyeviç,yatma zamanı geldi! " demek istiyorsunuz. Perdeyi kaldırdığınız zamansa; "günaydın Makar Alekseyeviç, iyi uyudunuz mu ? nasılsınız bakalım? beni sorarsanız Tanrı'ya şükür iyiyim, mutluyum da!" demek istiyorsunuz. insancıklardan bir bölüm bu, çok seviyorum bu kitabı bi sürü sebebi var. ama şu bölüm çok çok hoşuma gidiyor. tabi birde büşrayla nefes almak dışında ortak yaptıgımız ilk şey bu romanı okumaktı. biz evlendiğimizde nikah şahidimizin dostoyevski olması lazım aslında. belkide erkek cocugum olursa göbek adını felan fyodor koyarım belki kim bilir. www.youtube.com/watch?v=IBvB-8YCrr0 | ||
|
|
||