|
08 Aralık 2015, Salı
saat: 00:32
İşsizlik maaşı için başvurduk bugün. Madem işsizim, o halde niçin olanaklardan yararlanmayalım dedim. Burda matematik ve İngilizce özel ders veriyorum. Saati 30 TL :) şaka gibi dimi, 30 TL :) Eğer İstanbul'da bu fiyatlara özel ders veriyor olsaydım, kıçımı kaşımaya vaktim olmazdı herhalde. Bir süre böyle gitsin, öğrencilerimin notları da yükselirse zam isterim :) Karıma ve babasına gıcık oldum. Her gün bir planlar projeler. Yok şuraya bir kat yaparız, bilmem ne alırız. Yani yaparız diyorum, çalışalım da iki kuruş para girsin cebimize yapalım. Yok kayın babam 70.000 TL kredi çekecekmiş de, bilmemne. Dedim kredi ile hiç bir şey yapmam. Yapacaksak satarız altın neyin yaparız. Ki daha araba almamız lazım öncelikli olarak, onu da beleşe vermiyorlar. İki günde bir aynı konuyu ısıtıp önüme getirmelerinden çok sıkıldım. Karım da öyle bir konuşuyor ki sanki o evlendiğinde hiç bir şey yapmamışız, her şeye katlanmış da mışmışmış da muşmuşmuş. Sırf gönlü olsun diye hiç kullanmadığımız ve kullanmayacağımız bir koltuk takımı aldık. Perdeler, mutfak, balkon, yapabildiğimiz ne varsa yaptık. Daha fazla tadilat yapamıyoruz, binanın yıkılması söz konusu, kendisine de izah ettik. Hayır sanki babasının evi saraydı da kendisi kraliçe triplerine giriyor. Ancak daha salonlarını toparlayabildiler, kredi çekerek. Kayınbabam da önce sohbet edelim biraz diye söyleniyor, sonra ben konu açıyorum, bir şeyler anlatıyorum, sonra bitiyor, tekrar Arapça konuşmalar başlıyor. Sabır lazım | ||
|
|
||