|
08 Aralık 2015, Salı
saat: 16:49
Dönüp dönüp aynı şarkıyı dinlemek gibi birini sevmek. Aynı koltuk, aynı şarap... Düzenin hiç mi değişmez be hatun? Tek savaş ölmek için yeterli değil miydi zaten? Başka bir adama savaş açmak daha fazla yaradan başka ne verebilirdi ki bana? Aldığım her darbeden sonra dönüp dolaşıp eskilerden kalma bir adamla anılarıma saklanmak korkaklık değil midir? En büyük savaşımı onunla vermemiş miydim ben? Oysa onun açtığı yaralar eskisi kadar acıtmıyor artık. İlk darbede elimde bir bıçakla ona sığınışım bu yüzdendir. Onun açtığı yaraların izlerini taşımam da... Sol yanımın sızısı kalıyor bir tek. Aynı koltuk, aynı şarap... Bileğimde beni geçmişe bağlayan bir tılsım. Sağ bacağım hala bedenime çok ağır. Fırtına yaklaşıyor. Kendime başka bir liman bulmalıyım. Koltuğumu ve şarabımı alıp gideceğim bir liman. Anılarımı da götürebileceğim... Kağıttan bir gemiye koyup sol yanımın sızısı eskilerden kalma adamı yolcu edeceğim. Arkasından ağıtlar yakacağım, kağıtlar yakacağım ki bir gemi de kendime yapıp gitmeyeyim peşinden. Seni de koymak isterdim o gemiye küçük adam. Ama yüzme bilmemenden korkuyorum. Not : Bir nevi 'up' oldu. Öyle olsun. | ||
|
|
||