09 Aralık 2015, Çarşamba
saat: 07:40


işin en ironik tarafı da ne biliyor musunuz?
bir film kahramanı, yahut sevilen bir kitap içerisindeki karakter olmayışınızdan ötürü anlaşılamıyor oluşunuz. oysa herkes bir kere olsun üzülmüştür kendi dünyasına çekilip, hayal alemlerinde gezgin o kimsenin anlamadığı bilimum karakterlerin haline ve öfke biriktirmiştir içinde onları anlamayıp ötekileştiren yüzeysel insanlara karşı. üstelik şimdi siz de o ötekileştirilensinizdir onların hayatlarında sırf bir kutuda, yahut köşeli bir kitap kapağı arkasında yer edinememişsiniz diye kendinize… işte capuçinoları ve caféleri bu kadar sevmem belki de bu yüzden, çünkü orada defter arkalarına, öykülere, günlük notlara, ve hikayelere sığıyorsunuzdur üstelik sükunetli dakikalar yaratıp, kaybolabiliyor, sıcak yudumlar eşliğinde kendi el yazınızla harmanlaşıp, mor renkli defter kapakları ardında gizeminizi koruyabiliyorsunuzdur..

www.youtube.com/watch?v=cV6gw-dDL0c

istanbul
hosting