12 Aralık 2015, Cumartesi
saat: 16:41


Yine yarın yokmuş gibi uyumuşum. Neden? Çünkü yapmam gereken işler olunca uyanamam ben. Ama bi işim olmasın sabahın köründe ayaktayım. Bu beden bana düşman herhalde.

Şu an kahve ve sigara içip Yaşar dinliyorum. Bu sefer kıvamı tutturmuşum. Boş duvarı kapatmak için bir çözüm buldum. Yaşlı bir çözüm. Anlatması da güç.

Kombiyi tekrar yakmamın getirdiği hüzünden kurtulmam için bir kahve daha içmem lazım. Yani bu evi toparlamak zaten iki saatlik iş değil. Artık gelen de buna laf etmeyecek. Hem ben uyarmıştım.

Kardeşim köpek istiyormuş. Bir yandan Talin Hanım'ın arzusuna göre köpek arıyorum fellik fellik sahiplendirme sitelerinde. Hayvanlarla birlikte büyümesini ben de çok istiyorum hem. Çocukken ben de annem ve babamla anlaşmalar yapardım. 'Karnesinde hepsi 5 gelirse kızımıza köpek alacağımıza söz veriyoruz. Anne adı imza, baba adı imza.' Bu sözleşmeyi hazırlayıp duvarıma asmıştım. Her gün heyecanla bekliyordum, ha bugün ha yarın derken tabii ki o köpek alınamadı. Ben Talin kadar şanslı değildim belki ama kısa bir süre sonra Erasmus'u bulduk kapının önünde. Şimdi 16 yaşında bir nine, hem de çok sağlıklı bir nine. Neyse ya, konuyu nereden nereye getirdim.

İkinci kahveyi yapmak için günceyi burada sonlandırıyorum.

Gideyim bir de Phoebe'yi öpeyim. Hayvanlar aşırı güzel, değil mi ama? <3

istanbul
hosting