|
13 Aralık 2015, Pazar
saat: 14:17
şehrime dönüyorum ve belki de evlenirim. karnımı doyurdum biraz önce, çantam hazır değil, hazırlayıp çıkıcam evden. nasıl olur, hangi vasıta, kaçta, nereye ineceğim bilmiyorum ama bana her yol bostancı. burada sadece iki kişinin bildiği fazladan bir hikayem vardı, var belki de. michael ile apollonia'nın hikayesine benziyor. sığınmaya gelmiş bir adam yörenin en güzel kızına ilk görüşte aşık olur. aşık oldum. hiç kıvırmayan bir tavırla karşısına çıktım, "seni tanımak istiyorum" dedim. utandı, işi vardı, "vaktim yok" dedi, kaçtı. bekledim, gözüne baktım, bana baktı, 2 ay. bir daha yanına gittim "şimdi vaktin var mı" dedim, "yakında olacak" dedi. bir gün daha bekledim, şimdi gitmem gerekiyor. bunu ona anlatmak için yanına gittim "seninle konuşmama lazım" dedim, kaçan kovalanır oyununu biraz daha oynamak istedi ve ilk defa (ve son defa) saygısızlık etti. arkamı döndüm, karşılaştığımızda gözüne bakmadım. bugün şehri terkedeceğim. önümüzdeki ay belki bir kere uğrayabilirim buraya, sonrasında beni geri çağıran birşey yok. kendisi olabilir. olacağını sanmıyorum ama olabilir. | ||
|
|
||