13 Aralık 2015, Pazar
saat: 23:47


Hayatım bazı dönemler öylesine hızlı değişiyor ki, 'bu şimdi mantıklı mı ya' diye sormak yerine kendimi koyveriyorum, elimden başka hiçbir şey gelmiyor. Sonrasında üzülme ihtimalini düşünmek istemiyorum, kafama üşüşen oblarca soru işaretini sinekleri kovalar gibi kovalamaktan başka hiçbir şey yapamıyorum. Heyecanım ağzımdan taşacak diye korkuyorum. Kalbim dakikada kaç atıyor, bunlar nasıl dönüşümler?

Bunca zaman ben miydim yani? Bu epey gerçeküstü bir romanda kurmaca ama kim tarafından kurulduğu belli olmayan bir karaktermişim gibi hissettiriyor. Sonunda ne olacağı belli değil, sürpriz. Yıkılmak da var, mutluluğa bir adım daha yaklaşmak da. Aynı oranda bir risk bu. Yıkılmaktan bunca korkan biri olarak cesaretimi alkışlar mısınız benimle?

Minnetlerimi de hayal kırıklıklarım ve mutsuzluklarım gibi biriktirmeye devam ediyorum elbette. Bir sigara ve koku beni sevindirebilir de, üzebilir de. Hiçbir şeyin garantisi yok. Çok korkutucu ve çekici işte. Of. Tam olarak tasvir edemiyorum, yine sözcükler dolaştı kaldı birbirine.

İyiye inanmayı bıraktığım zamanlara dönmek istiyorum. Her şeyi aynı şekilde yaşamaya razıyım. Ama bu kötücüllükten kurtulup, o iyiyi sarıp sarmalar ve montumun iç cebine iğneleyebilirdim belki o vakit.

Beni kırmayın ve n'olur biraz anlayın yazdırmak istiyorum alnıma. Bir de keriz.
Kerizim ben arkadaşlar.
Olsun be.

youtu.be/VCTJqhAnclM

istanbul
hosting